Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/392 E. 2026/2802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/392
Karar No
2026/2802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2174 E., 2025/401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2025/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait restaurant işletmesinde 01.04.2018-30.09.2019 tarihleri arasında aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından sonlandırıldığını, davacının çalıştığı süre boyunca işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, son brüt ücretinin 8.098,22 TL olduğunu ileri sürerek fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı işyerinin yılın sadece nisan ve eylül ayları arasında fiilen çalıştığını, işyerinin ..'de sadece yaz sezonunda faaliyet gösteren plaj ve eğlence yeri olduğunu, işyerinin kapalı olduğu aylarda davacı çalışmadığı hâlde ücretinin tam olarak kendisine ödendiğini, herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı işveren tarafından davacının davalı işyerinde mevsimlik olarak çalıştığının ileri sürüldüğü, davacının çalışmasının kesintisiz olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirildiği görüldüğünden bu iddiaya itibar edilmediği, buna göre davacının davalı işyerinde 01.04.2018-30.09.2019 tarihleri arasında çalıştığı, SGK kayıtları, ücret bordoları, banka kayıtları ve diğer bilgi ve belgeler doğrultusunda, davacının karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılan işin niteliği ve sezon ayrımı yapılmış olması nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi taşımadığını, 2. Fazla çalışma ücreti hesabında esas alınan tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bu kadar uzun sürelerle çalışılmasının olağan duruma aykırı olduğunu, sezon dönemi denilen nisan-eylül ayları arasında da davacının hep aynı yoğunlukta çalışmadığını, 3. İşyerinde mutfak ekibinin kalabalık olması nedeniyle davacının iddia edildiği gibi haftanın 7 günü çalışmadığını, indirim oranının %30’dan fazla olması gerektiğini, 4. Fazla çalışma iddialarında sadece davacı tanık beyanları esas alınarak karar verildiğini ve davalı tanık ifadelerine itibar edilmediğini, emsal kararların değerlendirilmediğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere kararın sadece bu nedenle dahi bozulması gerektiğini, 5. Davacı ile menfaat birliği içinde olan davacı tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, 6. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacının yılın en fazla 6 ayı fiilen çalıştığını, sezonluk çalışan davalı işletmenin sezon dışında yılın 6 ayı kapalı olduğunu, bu süre boyunca hiç çalışmadığını, 7. Davacı hafta tatili ile genel tatil günleri çalışmadığından bu taleplerin reddi gerektiğini, davacı genel tatil günlerinde çalıştığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, yılın sadece 6 ayı çalışan kalan 6 ay boyunca davalı işyerinde hiç çalışmadığı hâlde ücret almaya devam eden davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak eldeki davayı açtığını, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, iş sözleşmesi geçerli sebeple feshedildiğinden davacıya tazminatlarının da ödendiğini, delillerin ve belgelerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/392, K. 2026/2802, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-392-e-2026-2802-k-9a238a0d85cc