Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2581 E. 2026/2379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2581
Karar No
2026/2379
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/929 E., 2026/359 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/308 E., 2025/28 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 560 parselde (yenisi 1 33... parsel) kayıtlı 20.337,00 m² tarlanın 1/3 paylı maliki olduğunu, taşınmazın diğer 1/3 payının ... ...'e, 1/3 payının da ... mirasçıları ... ..., ..., ... ... ve ... ... adlarına tapuda kayıtlı iken bu 1/3 payın tamamının 15.09.2021 tarihli ve 5078 yevmiye ile 70.000,00 TL bedelle davalı ...'a satıldığını, müvekkilinin ön alım hakkı gereğince davalı adına olan tapudaki payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda taraflar arasında fiili taksim yapıldığını, müvekkilin taşınmazı almış olduğu tarihten sonra Türkiye'de yaşanan enflasyon ve kur artışları sebebiyle taşınmaz değer kazandığından keşif tarihi itibariyle belirlenecek bedel üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıklar ... ve ...'ın taşınmazın 1/3 hissesinin kendilerine miras yolu ile kaldığını, diğer kardeşleri ... ile bu 1/3'lük kısmı sürekli icara verdiklerini, diğer kısımların ... ve ... ... tarafından ayrı ayrı kullanıldığını, herkesin yerinin ayrı ve belirli olduğunu, icara verdikleri yerlerde çoğunlukla ... ekildiğini, kendi yerlerini satmak istediklerinde ...'e söylediklerini ancak ...'in alamayacağını söylediğini, şu anda yeni alıcı olan ...'nin zeytin diktiği yerlerin kendi sattıkları yer olduğunu ifade ettikleri, yine tanıklar ... ve ...'in de maliklerin taşınmazı aralarında taksim ettiklerini ve o şekilde kullandıklarını ifade ettikleri, düzenlenen bilirkişi raporunda ve ekli krokide taşınmazın fiili olarak taksim edildiğinin ve ayrı ayrı kullanıldığının tespit edildiği, bu suretle davacının ve davalıya pay satan hissedarların taşınmaz üzerinde satıştan önce ayrı ayrı kullandıkları yer olduğu anlaşıldığından fiili taksimin varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanları dikkate alındığında fiili taksim ispatlanmış olduğundan İlk Derece Mahkemesinin kararı yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarım arazilerinde fiili taksim iddiası nedeniyle yasal ön alım hakkının kullanılmasının engellenemeyeceğini, davacının satıştan haberdar edilmediğini, fiili taksimin söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2581, K. 2026/2379, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2581-e-2026-2379-k-79cfa61e55e7