Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2195 E. 2026/2399 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2195
Karar No
2026/2399
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/134 E., 2026/16 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İsveç vatandaşı olduğunu, halen ikamet etmekte olduğu dava konusu 2 31... parsel sayılı taşınmazın tüm bedelini ödeyerek satın alma iradesini ortaya koyduğunu, askeri izin ve köy sınırları içinde satın almadan kaynaklanan yasal prosedür nedeniyle işlemin hızlıca sonuçlandırılması amacı ile inançlı işlem gereği taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, inançlı işlem sözleşmesinin 04.10.2016 tarihinde yapılmasının ardından davalının 10.10.2016 tarihinde taşınmazı iktisap ettiğini, ancak davalının tapuyu davacıya devretmediğini iddia ederek 2 31... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olana tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede arsanın devredileceği günün kararlaştırılmadığını, yapılması kararlaştırılan işlemin vadesinin belirlenmediğini, taşınmazın devri konusunda müvekkiline herhangi bir talep iletilmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin taşınmazı tapuda dava dışı ...’den satın aldığını, ...’den önceki tapu maliklerinden bazılarına karşı yapılan icra takipleri nedeniyle müvekkili ve önceki malikler aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını, dava konusu taşınmaza ihtiyati tedbir kararı verilerek söz konusu kararın tapuya şerh edildiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararında; taraflar arasında inanç sözleşmesi bulunduğu, 2 31... parsel sayılı taşınmazın bedeli davacı tarafından ödenmek suretiyle satın alındığı ancak tarafların kabulünde olduğu üzere bedeli davacı tarafından ödenen taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği, davacının talebi ile davalının taşınmazı derhal davacıya devretmeyi kabul ettiğini, en geç huzurdaki davayı ikame etmekle davacının davalıyı bu hususta temerrüte düşürmüş olduğunun kabulü gerektiğini, karar tarihi itibariyle aradan geçen 2 yılı aşkın süreye rağmen taşınmazın davacıya devredilmemiş olduğu dikkate alındığında davalının iyi niyetli olduğu yönündeki savunmasına itibar etmenin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 09.04.2025 tarihli ve 2024/3682 Esas, 2025/1832 sayılı ilamında özetle; "... Davacının İsveç vatandaşı olduğunu, 18.05.2012 tarihli 6302 sayılı Kanunla değişik 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesi uyarınca davacının Türkiye'de mülk edinmesine engel bir durum olup olmadığının İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden (Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı ) sorularak bununla birlikte 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa göre de inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... Tapu Sicil Müdürlüğü, TKGM Yabancı İşler Daire Başkanlığı, İzmir İl Tarım Müdürlüğü ile ... Komutanlığı Harekat Başkanlığının yazı cevapları uyarınca yabancı uyruklu davacının Türkiye'de mülk edinmesine engel bir halin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın resmi yazılı inanç sözleşmesi ile ispat edilmesi gerektiğini, resmi yazılı inanç sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmenin İngilizce hazırlandığını, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığını, davalının İngilizce bilmediğini işlemin hile ile yapıldığını, sözleşme incelendiğinde davalının bu sözleşmeden hiçbir menfaatinin bulunmadığının görüleceğini, davacının dava konusu taşınmazın bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiğini, sözleşmede 2 31... parsel sayılı taşınmazın hangi tarihte davacıya devredileceğinin kararlaştırılmadığını, davacının devir için yazılı talep şartını yerine getirmediğini, davalının temerrüde düşmediğini, sözleşme tarihinin üzerinden bir yılın geçmesi ile davacının mülkiyet talep etme hakkını kaybettiğini, mahkemece delillerin hatalı değerlendirildiğini, bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen eksik inceleme yapıldığını, taşınmazın tapu kaydındaki ihtiyadi haciz nedeniyle taşınmazın fiilen ve hukuken devrinin mümkün olmadığını, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bozma sonrası davalıya yeniden harç yükseltilmesinin doğru olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2195, K. 2026/2399, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2195-e-2026-2399-k-ea404991388e