Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4641 E. 2026/2380 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4641
Karar No
2026/2380
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3004 E., 2025/1317 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/525 E., 2023/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; ... 1. Noterliğinin 6519 yevmiye numaralı 14.05.2013 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre davalı ... ile ...'a ait Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkiinde kain ve tapunun 209 parsel numarasında kayıtlı hak ve hisselerin tamamının bedelini ödeyerek satın aldığını, bu sözleşmeye göre davalıların 30.12.2015 tarihine kadar taşınmazın mülkiyetini kendisine devredeceklerini vaat ettiklerini ancak devri yapmadıklarını, davalılara taşınmazın satış bedelini sözleşme imzalanırken ödediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin paraya ihtiyaç duydukları bir zamanda davaya konu taşınmazlarını satmak istediklerini, davaya konu 209 parsel sayılı taşınmazın satışı için 120.000,00 TL bedelle anlaşıldığını, müvekkillerinin 208 parsel sayılı taşınmaza ilişkin satış iradesinin bulunmadığını, saflıklarından ve iyiniyetlerinden faydalanılarak sözleşmeye her iki taşınmazın parsel numaralarının da yazdırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, resmî şekilde düzenlenen sözleşmedeki beyanların aksi aynı nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlanmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescil isteğinin dayanağını oluşturan 14.05.2013 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup, sözleşme ile davalılar 209 parsel (yeni parsel 4 30... parsel) sayılı taşınmazdaki hisselerini davacıya satış vaadinde bulunduğu ve satış bedelinin 175.000,00 TL olduğunun sözleşmede belirtildiği, davalıların irade sakatlığı iddiasının dava dışı 208 parsele ilişkin olduğu, dava konusu 209 parsele ilişkin irade sakatlığı iddiasının bulunmadığı, dava dışı taşınmazlar ve yazılı sözleşmeler ile ilgili tanık dinletme talebinin dosyaya etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece verilen kabul kararı yerinde olmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sadece 209 parselin satışı için anlaştıklarını ancak sonradan yaptıkları satış vaadi sözleşmesinde 209 parsel ile birlikte rızalarının dışında 208 parselin de yazdırıldığını, müvekkillerinin hukuki bilgi eksikliği ve tecrübesizliğinden faydalanılarak aldatıldıklarını, dosyaya sunulan 21.10.2016 tarihli ve 27.01.2017 tarihli adi yazılı, taşınmazların karşılıklı devrini içeren, sözleşmelerin bu durumu ispatladığını, tanıklarının dinlenmediğini, delillerinin toplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4641, K. 2026/2380, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4641-e-2026-2380-k-5f30e49a3bcb