Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5167 E. 2026/3392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5167
Karar No
2026/3392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2233 E., 2025/2277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/690 E., 2025/132 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı davalıdan satın aldığını, aralarında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davalının bedel ödemeksizin taşınmazı haksız bir şekilde kullandığını belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazı davalıdan satın aldığı, aralarında herhangi bir kira sözleşmesi veya taşınmazı kullanabilmesine imkân sağlayan haklı bir neden olmaksızın davalının taşınmazı kullandığı, davacı tarafça davalıya gönderilen herhangi bir ihtarname olmadığı, davacı tanık beyanlarında davalının ek süre talep ettiğinin anlaşıldığı, davalının kötüniyetli zilyet olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacının el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, yazılı ihtarın zorunlu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından taşınmaz değerinin oldukça yüksek belirlendiğini, davacı tarafça müvekkilinin aldatılmak suretiyle taşınmazın bedelini ödemeksizin dava konusu taşınmazı devraldığını, müvekkilinin devir tarihi ve öncesinde ayırt etme gücünden yoksun olup akıl zayıflığı nedeniyle psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını, bu nedenle yapmış olduğu işlemlerin anlam ve sonuçlarını kavrayacak niteliğe haiz olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafından temyiz edilen miktar 28.560,00 TL olup dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekir. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5167, K. 2026/3392, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5167-e-2026-3392-k-0d3f3b573005