Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5592 E. 2026/3390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5592
- Karar No
- 2026/3390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1061 E., 2025/2187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/236 E., 2025/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mazbut ... Camii Vakfı adına kayıtlı 3 61... parsele komşu 3 61... parselde yapılan kazı çalışmaları sırasında camiye zarar verildiğini belirterek tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın (kazı çalışmalarından kaynaklı verilen zararın) tazmini talebine ilişkin olduğu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/B maddesinde bazı uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk düzenlenmiş olup aynı maddenin 1-ç bendinde "Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar" için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması şartı getirildiği, 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 43. maddesine göre komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar için zorunlu arabuluculuk şartının 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yanlış değerlendirme yapılarak davanın hukuki nitelendirmesinde hata yapıldığını, komşuluk hukukundan kaynaklı tazminat alacağı olarak nitelendirildiğini, komşuluk hukuku mülkiyet hakkının sosyal yanını teşkil ettiğini, Kanun koyucu toplumun bir parçası olmanın doğal bir sonucu olarak taşınmaz mülkiyetine komşuluk hukukundan doğan bir takım sınırlamalar getirdiğini, bu vasıta ile komşular arası ünsiyetin geliştirilmesi, komşular arası ilişkilerin sağlıklı yürümesi ve nihayetinde toplum içi huzurun ve esenliğin sağlanması amaçlandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 738/1 hükmüne göre malikin, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da yüzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorunda olduğunu, diğer yandan, komşu kavramını belirlerken sadece sınırdaş taşınmaz maliki esas alınırsa kanunun amacına uygun düşmeyeceği, bunun mücavir alan olarak anlaşılmasının doğru olacağı değerlendirmeleri de yapıldığını, davada davalılardan bir kısmı komşu kavramı içinde değerlendirilemeyecek kamu ya da özel hukuk tüzel kişileri de bulunmakta ve bunlardan bir kısmının sorumluluğu kamu hukuku kaynaklı olduğunu, bir kısım davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğu iken bir kısım davalıların sorumluluğu objektif sorumluluk (kusursuz sorumluluk) dâhilinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Kuyumculuk Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... yükletilmesine, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.