Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5137 E. 2026/1819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5137
- Karar No
- 2026/1819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/786 E., 2025/75 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 36... parsel sayılı taşınmazları davalıların murisi ...’dan 1991 yılında senetle aldığını, yolsuz tescil sonucu 1036 parselin davalılardan ... ve ... adına, 1037 parselin ise ... Gıda Ltd. Şti. adına tespit olduğunu açıklayarak, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... ve ... vekili; davalıların tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, TMK’nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetli olduklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili; 1036 parsel yönünden husumet nedeniyle davanın reddini, 1037 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davalı tarafından taşınmazın resmi akitle satın alındığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, TMK’nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetli olunduğunu, harcın tamamlatılması gerektiğini bildirerek, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından, sözleşmenin TMK’nın 706. maddesine aykırı olması nedeniyle davanın esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2016/240 Esas, 2018/410 Karar sayılı kararıyla; 31.05.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline keşifte tespit edilen değer üzerinden eksik peşin harcı bir dahaki oturuma kadar tamamlaması için kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içinde peşin harç tamamlanmadığından, 03.07.2018 tarihli oturumda dava dosyasının HMK'nın 150. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre geçmesine rağmen taraflarca harç yatırılarak dosya yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2023/1710 Esas, 2023/4360 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 03.10.2023 tarihli ve 2023/1710 Esas, 2023/4360 Karar sayılı ilamında; Mahkemece 31.05.2018 tarihli 10 numaralı celsede davacıya keşifte belirlenen değerden eksik peşin harcı tamamlanması için ara karar kurularak bir süre verilmiş ise de verilen sürenin, yatırılması gereken harç miktarının açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı açıklanarak kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noksan harcın, davacı tarafça tamamlanmaması nedeniyle, 492 sayılı Kanun'un 30, 32. ve HMK'nın 150. maddeleri gereğince, noksan harç tamamlanıncaya kadar dosyanın üç ay süre ile işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın, üç ay içerisinde noksan harç tamamlanarak işleme alınmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dosyada bulunan zilyetlik devir sözleşmesine göre devredilen yerin yüzölçümü belli olup, bu yer için kıymet takdiri yapılması gerekirken parselin tamamı üzerinden değer belirlenmesinin doğru olmadığını, harcın yanlış tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.