Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5062 E. 2026/3318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5062
- Karar No
- 2026/3318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1358 E., 2025/1967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/300 E., 2025/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin dayısı olduğunu, dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından satın alındığını, müvekkiline kredi çıkmayınca, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına alınarak kredinin davalı adına çekildiğini, kredi ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını iddia ederek dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline olmazsa taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında inanç sözleşmesi bulunmadığını, inaçlı işlemin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini tapudaki resmi akitte dava konusu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satın alındığının açık olduğunu, davacıya ihtarname gönderilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunduğunu, davacının tanık dinletme istemine rızasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "...Taraflar arasında yazılı inanç sözleşmesi bulunmadığı, dosya arasına celp edilen 01.12.2023 tarihli ... cevabi yazısından, davacının iddia ettiği üzere davalının banka hesabına gönderilen konut kredisi ve kredi açıklamalı ödeme dökümleri gözetilerek, söz konusu belge delil başlangıcı olarak kabul edilip inançlı işlemin ispatı hususunda tanık dinlendiği, dinlenen davacı tanıkların davacının iddiasını doğruladığı, taşınmazın aboneliklerinin davacı ve kardeşi adına olduğu ne var ki davacının tapu iptali ve tescil isteyebilmesi için inançlı işlem gereği kendisine ait edimi yerine getirmesi, başka bir deyişle davalı tarafından kullanılan kredi borcunun kapatılması gerektiği kuşkusuz olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinde yer alan “karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir” hükmünün dikkate alınması gerektiği, dava açıldığı ve devam ettiği tarihlerde konut kredisi devam etmekteyken davalı tarafça 18.12.2023 tarihinde kredinin kalan miktarı tek seferde bankaya ödendiği, kredi borcunun kalan miktarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alındığı ve tespit edilen miktar Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmü gereğince davacı tarafa depo ettirildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, karar kesinleştiğinde davacı vekilince depo edilen 53.176,94 TL'nin nemaları ile birlikte davalıya verilmesine karar verilmişttir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; inançlı işlemin yazılı delille ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, tanık dinlenmesine muvafakat olmadığını beyan etmesine rağmen tanık dinlenerek anlatımlarına itibar edilmesinin doğru olmadığını, senede bağlı bir sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, bakiye konut kredisinin dahi müvekkili tarafından ödenmiş olmasının konut kredisini davalının ödediğini ispat ettiğini, davalının yaptığı ödemelerin güncel değerinin belirlenerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.