Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4851 E. 2026/2922 K. – Muarazanın Bu

Konu: Muarazanın Bu Şekilde Giderilmesine, Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4851
Karar No
2026/2922
Karar Tarihi
Konu
Muarazanın Bu Şekilde Giderilmesine, Ecrimisil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1569 E., 2025/1857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2025/96 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının hakkaniyete uygun olmayan büyüklükte bir tabela asmak suretiyle müvekkiline ait 2 numaralı bağımsız bölümün manzarasını kapattığını, hava, ısı, ışık kaybına sebep olduğunu, taşınmazın bulunduğu çevrede bu büyüklükte başka bir tabela bulunmadığını, dairenin durumu nedeniyle müvekkilinin daireyi kendisi kullanamadığı gibi kiraya da veremediğini, davalıya bu hususta ihtar gönderdiğini ve ihtarnamenin 21.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, tabelanın kâl'i ile eski hâle getirilmesine, ihtar tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin kendi parseli üzerinde komşu parsel sınırlarına tecavüz etmeksizin dükkanının ön cephesine tabela yaptırarak astığını, mülkiyetten kaynaklanan hakkını kullandığını, davalının dairesinin ön cephesinin tamamen açık olduğunu, mevzuatta 180 derece manzara seyredilmesine ilişkinde herhangi bir hüküm olmadığını, müvekkiline ait tabelanın büyük veya küçük yaptırılmasının komşu parselde ikamet eden davacının onayına bağlı olmadığını, mülkiyet hakkına dayalı olarak asılmış olan tabelanın davacının hiçbir hakkını ihlal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve gözlemde davalıya ait tabelanın davacının maliki olduğu taşınmazın güneşten faydalanma durumunu minimuma indirdiği, ışıktan yararlanma durumunu engellediği, ayrıca manzarasını kapattığı, imar mevzuatına göre çekme mesafesinde yapı yapılamayacağı, oysa söz konusu yapının çekme mesafesi içerisinde yapıldığı ve bu hali ile imar planına aykırı olduğu, bilirkişi raporlarına göre üzerinde "..." yazan tabelanın yapı niteliğinde olduğu, davacının manzarasını ve ışıklanmasını önleyen tabelanın komşuluk hukuku ve hoşgörü sınırlarını aştığı, bu sebeple makul ölçülere uygun hâle getirilmesi gerektiği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, 48... parsel sayılı taşınmazda bulunan üzerinde "..." yazan tabelanın 2x3,5 metre boyutlarında olabilecek şekilde küçültülmek suretiyle reklam tabelasının kâl'ine ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın imara aykırılık üzerine kurgulandığını, belediyeden gelen cevaba göre tabelanın imara aykırı olmadığının anlaşıldığını, son aşamada mahkemenin zorlaması ile komşuluk hukukunun gündeme geldiğini, davacının dava dilekçesinde tabelanın kaldırılmasını talep ettiğini ancak mahkemenin tabelanın küçültülmesine karar verdiğini, mahkemenin taleple bağlı olduğunu, bilirkişinin kafasına göre tabelanın yeri, şekli, ebatlarını belirten görüş beyan ettiğini, komşuluk hakkını düzenleyen kanun maddelerinde görüntünün engellenmesi şeklinde bir düzenleme olmadığını, müvekkili Şirketin bulunduğu yerde diğer firmaların da aynı yükseklikte tabela kullanması nedeniyle bunun örf adet hâline geldiğini, davacının komşuluk hukuku gereği tabelanın görüntüsüne katlanmak zorunda olduğunu, davacı ile yapılan görüşmede davacının diğer firmalara da dava açacağını söylediğini ve bu durumun tacirlerin işine zarar vereceğinden kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, komşuluk hukukuna dayalı kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4851, K. 2026/2922, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4851-e-2026-2922-k-5590f9fa0ce0