Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4849 E. 2026/2919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4849
- Karar No
- 2026/2919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2046 E., 2025/1899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sungurlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2025/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava konusu 1285 parsel sayılı taşınmazın ... Yeri 1. derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde bulunduğunu, bu kapsamda bölgedeki diğer taşınmazlarla birlikte üzerinde kazılar yapıldığını, taşınmazların 1982 yılında dönemin kazı heyeti başkanı .... tarafından taşınmaz maliklerine senet imzalatılmak suretiyle satın alındığını, bedellerinin maliklere T.C. ...Bankası aracılığı ile eksiksiz olarak ödendiğini, bu şekilde davalıların taşınmazın mülkiyetini 1982 yılında imzaladıkları senet ile müvekkili Kuruma devrettiklerini, davalı tapu müdürlüğüne tescil talebinde bulunmadığı için bugüne kadar tescil işlemi yapılamadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili Kurum adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, zamanaşımı def'ini ileri sürmüş ve davacı dayanağı olan 31.05.1982 tarihli senette alacaklının Peter Neve olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, senedin geçersiz olduğunu, satışın resmi şekilde yapılması gerektiğini, kamulaştırma amacıyla yapılmak istenen bu satışın usule uygun olmadığını, öncelikle kamu yararı kararı alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ait tapulama tutanakları incelendiğinde tapulama işleminin 27.04.1982 tarihinde yapıldığı, harici satış tarihi olan 31.05.1982 tarihi itibariyle tapulu taşınmaz niteliğinde olduğu, tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taşınmaz bedelinin 2863 sayılı Kanun'un 42. maddesinde belirtildiği şekilde kazı heyeti başkanı tarafından ödendiğini, senedin tapu devrine esas bir belge olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerdeki tapu müdürlüğü bir süre kapalı olduğundan taşınmaz maliklerinden senet alınması yoluna gidildiğini, tapu müdürlüğü açık olsaydı devir işleminin tapuda yapılacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satış senedine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.