Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3151 E. 2026/3492 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3151
Karar No
2026/3492
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/479 E., 2026/625 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/440 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 105 39... parsel sayılı taşınmazda paydaş olup taşınmazın davalının diğer paydaşlardan pay satın aldığını, satış bedelinin müvekkilinin ön alım hakkını kullanmasını önlemek amacıyla yüksek gösterildiğini, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, sınırların taş duvar ile belirlendiğini, dava konusu yerde ev bulunduğunu ve girişinin kapı numarasının ayrı olduğunu, bedelde muvazaa yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim hususunun ispatlanmış olduğu, davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ön alım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla bedelin yüksek gösterildiğini, bilirkişi raporunda fiili taksim olduğunun belirtildiğini, önceden görülen ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksime karar verildiğini ancak Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2015/936 Esas sayılı ilâmı ile bozulduğunu, yani dava konusu yerde fiili taksim olmadığının Yargıtay ilâmı ile tespit edildiğini, bozma sonrası ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, dolayısıyla dava konusu yerde fiili taksim bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3151, K. 2026/3492, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3151-e-2026-3492-k-06912bcb1b9e