Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3025 E. 2026/3499 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3025
Karar No
2026/3499
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3437 E., 2026/577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/398 E., 2022/276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 04... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/2 hissenin 17.10.2019 tarihinde davalıya satıldığını, bu satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını ve ön alım hakkının kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın sanayi bölgesi genişleme alanı olarak sınırlarının belirlendiğini, bu nedenle 03.08.2018 tarihinde taşınmazın tapu kaydına genişleme alanı şerhi konulduğunu, bölgedeki taşınmazların OSB dışındaki üçüncü kişilerle yapılacak tasarrufların yasa gereği kısıtladığını, davalı kurumun ihtiyaç duyması halinde kamulaştırma yaptırabilen kuruluş konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile; "...Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın 07.04.2022 tarihli cevap yazısında dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı bulunduğunun bildirildiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 13.12.2021 tarihinde kamulaştırma şerhinin işlendiği, 4562 sayılı OSB Kanunu'nun 4/4. maddesinde seçilen alanda özel mülkiyette olan araziler bulunması hâlinde bu araziler rızaen satın alma veya kamulaştırma yoluyla iktisap edileceği, bu nitelikte taşınmazlar hakkında 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, davalı tarafından payların devralınması işleminin kamulaştırma işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği ve kamulaştırılan paylara ilişkin ön alım davası açılamayacağı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2026 tarihli ve 2024/3437 Esas, 2026/577 Karar sayılı kararı ile "...4562 sayılı Kanun'un 6-(2) maddesine eklenen hükümle Ankara Valiliği OSB adına kamulaştırma yapmaya yetkili hale getirildiği, adına kamulaştırma yapılan OSB'nin duyduğu genişleme ihtiyacı nedeniyle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 13.12.2017/37419779-453.01/06E.5187 sayılı yer seçimi kararının kesinleştiği, 25.08.20 21... .11.2021 tarihli kamu yararı kararı ile Başkent OSB adına genişleme alanına isabet ettiği için kamulaştırma kararı alınması üzere davacı tarafla anlaşma sağlanamadığından kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemi ile açılan davada....davacı payı hakkında da Başkent OSB adına tapuya kayıt ve tescil karar verildiği..." gerekçesiyle "... istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının taşınmaz hakkında kamulaştırma almasına rağmen bu amaca uygun tek bir işlem bile yapmadığını, işlem tarihi üzerinden 5 yıllık süre geçtiğinden işlemin iptali için gerekli koşulların oluştuğunu, sonradan yapılan kamulaştırma işleminin müvekkilinin önalım hakkına engel olamayacağını, kamu yararı iddiasının soyut olduğunu, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3025, K. 2026/3499, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3025-e-2026-3499-k-dfeebab2d587