Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/310 E. 2026/3091 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/310
Karar No
2026/3091
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1103 E., 2025/1418 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2023/697 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 1226 16... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı tarafından pay satın alındığını, fakat ön alım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla satış bedelinin yüksek gösterildiğini ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına kayıtlı payın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim olduğunu, iki paydaşın kullandığı yer arasında sınır olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tanıkların görgüye dayalı beyanları, taşınmaz üzerinde A harfi ile gösterilen kısmın davacının kullanımında, B harfi ile gösterilen kısmın davalı kullanımında olan kısım olduğu, geçmiş yıllara ait uydu görüntülerinde görüldüğü şekilde taşınmazın fiilen ayrıldığı ve davalı tanık beyanlarında da bu hususun doğrulandığı, dolayısıyla davalı tarafın fiili taksim savunmasının ispatladığı" gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mahkemece yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazın ikiye bölünerek kullanıldığı, davacının kullandığı bölüm ile davalının kullandığı bölüm arasında sınır olduğu, bu sınırın 20 06... yıllarına ait uydu fotoğraflarında da görüldüğü, davacının davadan evvel diğer bölümün kullanımına ilişkin açık bir itirazı, açtığı bir dava ya da gönderdiği bir ihtarname de bulunmadığı, böylece paydaşlar arasında fiili taksim bulunduğu anlaşılmış olup fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmesine bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksim araştırmasının eksik yapıldığını, muvazaa iddiasının değerlendirilmediğini, davacının taşınmazda hiçbir kullanımı olmadığını, davacı tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, zeminde yer alan tonç sınırın mahalle sınırlarını ayıran bir tümsek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/310, K. 2026/3091, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-310-e-2026-3091-k-6c99bee58981