Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4028 E. 2026/2759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4028
- Karar No
- 2026/2759
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/203 E., 2025/956 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin 2 18... parsel sayılı taşınmazda 1/6 oranında hissedar olduğunu, diğer hissedarlardan ... adına kayıtlı 1/6 hissenin 30.12.2020 tarihinde davalıya 210.000,00 TL bedelle satıldığını, müvekkiline bildirimde bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 1/6 hissenin ön alım hakkına dayalı olarak iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 2 18... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, diğer hissedarlardan ... adına kayıtlı 1/6 hissenin 30.12.2020 tarihinde davalıya 210.000,00 TL bedelle satıldığını, müvekkillerine bildirimde bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 1/6 hissenin ön alım hakkına dayalı olarak iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim olduğunu, taşınmazda 3 adet ev bulunduğunu, müvekkilinin de kendisinden önce malik olan kişinin mesken olarak kullanmakta olduğu yeri satın aldığını, bu evin elektrik ve su aboneliklerinin müvekkilinin hisseyi satın aldığı kişiye ait olduğunu, evin tüm vergilerinin müvekkilinin satın aldığı kişi tarafından ödendiğini, müvekkilinin hisseyi değil, meskeni satın alma gayesi ile hareket ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmaz mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 20/04/2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda tanık anlatımı ve yer göstermeleri sonucu (b1) harfi ile işaretli bölümü davalının, (A) harfi ile işaretli bölümü birleştirilen dosya davacısı ...’ın kullandığı, (F) ve (D) harfleri ile işaretli bölümü birleştirilen dosya davacısı ...'ın kullandığı ve taşınmaz üzerinde diğer paydaşların kullanım alanlarının da belli olduğunun belirtildiği anlaşılmış ve bu hali ile dava konusu paylı mülkiyete tabi olan taşınmazda fiili olarak taksimin yapılmak sureti ile her paydaşın kullanım alanının belirlendiği ve davalı ... 'a satışı yapılan yerin satış öncesinde ... tarafından kullanıldığı ve daha sonra davalı yana satıldığı, davacıların tapuda pay satışı nedeni ile önalım hakkını kullanması durumunun TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece, yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları, zemindeki inceleme ve bilirkişi raporu kapsamına göre taşınmazda davalıya pay satışı yapan önceki malik ...'ın ve davacıya pay satışı yapan önceki malik Umur Türker'in ayrı ayrı kullanılmakta olduğu yerlerin tespit edildiği, davanın fiili taksim olgusuna dayalı olarak reddedilmesinde isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, 2. Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.