Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/395 E. 2025/4983 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/395
- Karar No
- 2025/4983
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1172 E., 2024/1496 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2015/1050 E., 2021/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... A.Ş.’nin dava konusu taşınmazı taraflar arasında düzenlenen 14.02.2006 tarihli harici satış sözleşmesi ile davacıya satmayı vaat ettiğini, davacının yükleniciye karşı edimlerini yerine getirdiğini, satış bedelini ödediğini, davalının davaya konu taşınmazı oturuma hazır olarak müvekkiline teslim ettiğini, konut üzerine konulan ipotek ve haciz şerhlerinin de yolsuz olduğunu belirterek 2 36... parsel sayılı taşınmazdaki 394 numaralı bağımsız bölümün davalı ... İhracat A.Ş. adına oluşturulan tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tesciline, diğer davalılar lehine yolsuz olarak tesis edilen ipotek ve haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ... A.Ş. yönünden kabulüne, 2 36... parsel, E Blok, 5. Kat, 394 No.lu bağımsız bölümün davalı ... A.Ş. adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile üzerindeki tüm takyidatlarla birlikte davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; davalılar ... A.Ş. ve .... A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, .... Yönetim A.Ş'ye (temlik alan) açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalıların kötüniyetli olduğunu, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, inşaat işkolunda faaliyet gösteren .... A.Ş.’nin ürettiği konutların önceden satışının yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 2. Hacizlerin hepsinin taşınmaz teslim edildikten sonra konulduğunu, haciz şerhlerine konu borç doğuran ticari ilişkinin taşınmaz tesliminden sonra başladığını, alacaklı finans şirketlerinin .... A.Ş.’nin iflas ertelemesi davası açtığını öğrenir öğrenmez alelacele ellerinde bulunan kambiyo taahhüdü niteliğindeki bono ve çeklere dayanarak ihtiyati tedbir kararı alıp haciz işlemine başladığını, oysa finansal kiralama veya faktoring sözleşmelerinin iflas erteleme davası açmasıyla sona ermeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı olarak yapılan daire satışına dayalı tapu iptali ve tescili ile şerh terkini istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226. maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, İflas İdaresine ait olup adi tasfiyede 2004 sayılı Kanun'un 226, 229. maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (2004 sayılı Kanun'un 218. maddesi) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs İdaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, 2004 sayılı Kanun'un 194. maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. 2004 sayılı Kanun'un 194. maddesine göre; "Acele hâller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir." İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. Müflisin davacı olduğu davalarda; İflâs İdaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak İflâs İdaresi tarafından devam edilir. İflâs İdaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (2004 sayılı Kanun'un 245. maddesi). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısı davaya devam edilmesine karar verirse, İflâs İdaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, İflas İdaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve 2004 sayılı Kanun'un 194. maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar vermesi gerekir. Somut olaya gelince; davanın 13.02.2015 tarihinde açıldığı, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/756 Esas sayılı dosyasında iflas erteleme talebinin reddine, Gaziantep Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı .... İhracat İthalat İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 28.11.2024 günü, saat 12:29 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce iflasına karar verildiği, henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, müflis davalının iflasına karar verilmekle davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; davalı müflis Şirket yönünden, İflas İdaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre işlem yapılmak ve yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.