Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/568 E. 2025/5151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/568
Karar No
2025/5151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1599 E., 2024/2200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/358 E., 2023/393 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 2007-2008 yılları ihtiyacını karşılamak üzere davalı şirket ile müvekkili arasında 2007 yılının Mayıs ayında 5.806.533 kg ayçiçek yağı alımı için toplam 10 adet sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin imzalanmasını müteakiben davalının 28.09.2007 tarihinde müvekkiline başvurarak yaşanan kuraklık nedeniyle olumsuz hava koşullarının işin yapılmasını geciktirdiğini belirtip bunun sözleşme ve yasal mevzuat gereği mücbir sebep olarak değerlendirilmesini isteyerek teslimatın ertelenmesi talebinde bulunduğunu, müvekkilinin Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Köyişleri Bakanlığından aldığı görüş doğrultusunda kuraklığın mücbir sebep boyutlarında olmadığı, yaşanan kuraklığın bölgesel ve ürün bazında olduğu, tüm yurtta etkili olmadığı, dolayısıyla erteleme yapılamayacağını bildirildirerek normal teslimat programına göre ayçiçek yağının teslim edilmesi gerektiğini ihtar ettiğini, ihtara rağmen davalının edimini yerine getirmemesi üzerine yapılan sözleşmelerin feshedildiğini, müvekkilinin davalının taahhüdünü yerine getirmediği için kendisi ile yapılan ihalede en iyi ikinci fiyata göre çok daha yüksek bir fiyattan alım yapmak zorunda kaldığını, dolayısıyla davalının, ihaleye katılıp yerine getirmeyeceği bir taahhütte bulunarak müvekkilinin daha avantajlı bir alım yapmasını engellediği gibi bilahare çok daha yüksek fiyattan alım yapmasına neden olarak da zararına sebebiyet verdiğini, yapılan yeni ayçiçek alımları sonucunda fiyat farkı nedeniyle şimdilik oluşan Hazine zararının 773.368,26 TL olduğunu (iptal edilen ihaleler yerine yapılan alımlar zamana yayıldığından Bakanlıkça yeni ihaleler yapıldıkça ek zararların tespit edileceğini), noter kanalıyla ihtarname gönderilerek ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 773.368,26 TL'nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada, asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak, sözleşmelerin bir kısmının iptali ve yeni ihale yapılması nedeniyle uğranılan zararı asıl davada talep ettiklerini ancak daha sonra yapılan ihaleler dolayısıyla ek zararların doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.099.515,26 TL'nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda; davacı tarafından sözleşmelerin haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle menfi zarar talep edilemeyeceğini, 2007 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle ayçiçek tohumu üretiminde yüksek oranda rekolte kaybı yaşandığını, ayçiçek yağı fiyatlarının buna bağlı olarak %100'e varan oranlarda yükseldiğini, tüm bu olumsuzluklara rağmen müvekkili şirketin sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar 500.000,00 TL civarında zarar ederek 337.000 kg teslimatta bulunduğunu, bakiye teslimatı programda değişiklik yapılması halinde yerine getirebileceğini taahhüt etmesine rağmen bu iyi niyetli girişimlerinin davacı tarafça kabul görmediğini, sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, haksız feshin tespiti için Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/144 Esas sayılı ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2008/422 Esas sayılı davaların açıldığını, kuraklığın mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini, açılan davaların sonucunun beklenmesinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/814 E. 483 K. sayılı davasında Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, kesinleşen bu karar gereği davacı Bakanlığın davalı şirket ile olan sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin kabulünün zorunlu olduğu, buna göre davacı Bakanlığın ihaleye dayalı olarak yaptığı mal tedarikine ilişkin davalı ile olan sözleşmesini feshettikten sonra ikinci ihalede belirlenen fiyattaki farktan doğan menfi zararını talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne 773.368,26 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesine göre uygulanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulüne 7.099.515,26 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesine göre uygulanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket yargılama sırasında iflas etmiş olduğundan alacak davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü gözetilerek bu yönde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne 773.368,26 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesine göre uygulanacak ticari avans faiziyle birlikte davalı müflis şirketin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, birleşen davanın kabulüne 7.099.515,26 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesine göre uygulanacak ticari avans faiziyle birlikte davalı müflis şirketin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili, kayıt kabul kararı verildiği halde mahkemece maktu harç ve vekalet ücreti yerine nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, kuraklığın mücbir sebep olduğunu, haksız feshin tespiti için açılan Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/144 Esas ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/422 Esas sayılı davaların sonucunun beklenilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönülerek menfi zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Temyiz edilen karardaki gerekçeye, davalının sözleşmenin feshinin haksızlığının tespiti ile bu nedenle uğranılan zararın tazmini talepli olarak davacı hakkında açtığı davanın reddedilerek kesinleşmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 194. maddesi amir hükmüne göre; müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabilir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilir. Somut olayda davalı şirket yargılama sırasında iflas ettiğinden ve 2. alacaklılar toplantısı da yapıldığından alacak davası İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözardı edilerek, davalı müflis şirket aleyhine nispi oranda karar ve ilam harcına ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz taleplerinin reddine. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 hükmü gereği temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "B)1-Asıl dava yönünden" başlıklı kısmının 3 ve 4 nolu bentlerinin metinden çıkartılarak yerine " 3-Alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile 5427,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin; "C) 1-Birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/388 Esas ve 2009/444 Karar sayılı dosyasında" başlıklı kısmının 3 ve 4 nolu bentlerinin metinden çıkartılarak yerine "3-Alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/568, K. 2025/5151, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-568-e-2025-5151-k-1903edf806e9