Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2480 E. 2025/15641 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2480
- Karar No
- 2025/15641
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2555 E., 2024/1781 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/592 E., 2023/436 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına ve davalı adına gelen olmadı. Tarafların yokluğunda murafaaya başlanarak, devamında son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 389.015,05 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacının %13,10 oranında iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, müvekkiline kusur verilmesinin hatalı bulunduğu ve davalının %100 kusurlu olduğunu, maddi tazminat talepleri yönünden ise Mahkeme kararının kaldırılması hâlinde karar tarihinde bilinen dönem ücretlerinin değişmiş olacağı gözetilerek yeni bir bilirkişiden rapor alınması ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak yeni hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, İİK’nin 194. maddesi gereğince davanın durması gerekirken durdurulmadığını, yerel mahkemece kusur incelemesine esas alınan bilirkişi incelemesinin davanın durması gereken dönemde yapıldığını, iflas idaresi üyeleri davaya dâhil edilmeden kusur incelemesi gerçekleştirildiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra iflas idaresi üyelerine tebligat çıkarıldığını ve bilirkişi raporunun tebliği ile iflas idaresinin davadan haberdar edildiğini, işverene atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, yeterli ve sağlıklı bir inceleme yapılmış olması hâlinde bu kusur oranının değişeceğinin açık olduğunu, davacı tarafın alması gereken önlemleri dikkate almaması ve dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sebebiyle kazanın meydana geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. Değerlendirme ve Gerekçe a.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 389.015,05 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı şirketin ticaret ünvanının İlk Derece Mahkemesi karar başlığında eksik gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında yer alan "...." ibarelerinden önce gelmek üzere "(İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.