Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3722 E. 2026/2520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3722
Karar No
2026/2520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1029 E., 2025/1410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kargı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2025/11 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2 12... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı mera vasıflı parselin kadimden beri taraf köyler arasında ortak olarak kullanıldığını, bu hususun 08.07.2019 tarihli Mera, Yaylak, Kışlak, Otlak, Çayır İhtiyaç Tespit Raporunda da tespit edildiğini, ancak bu raporun aksine olmak üzere ... İl Mera Komisyonunun 09.04.2021 tarihli ve 2021/7 Karar sayılı kararıyla bu meranın davalı Köye tahsis edildiğini, komisyon kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, komisyon kararının yok hükmünde olduğunu, bu nedenle özel sicile yapılan tescilin yolsuz olduğunu, mera komisyon kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı Köye nazaran çok az miktarda mera, yaylak ve otlak alanının mevcut olduğunu, ayrıca müvekkilinin davalı Köye nazaran oldukça fazla sayıda büyük ve küçükbaş hayvanın bulunduğunu ileri sürerek, bahsi geçen mera komisyon kararının iptali ile bu karar esas alınarak oluşturulan sicil kayıtlarının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında dava konusu meranın kullanımına ilişkin herhangi bir anlaşmanın yapılmamış olduğunu, bu meranın kadimden beri müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, ayrıca bu meranın müvekkilinin sınırları içinde kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kargı Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2025 tarihli ve 2022/107 Esas, 2025/11 Karar sayılı kararıyla “...bilirkişi raporuna göre davacı ... köyünün 398,23 BBHB otlatma kapasitesinde 15.930,40 dekar iyi vasıflı mera-yaylak alanına ihtiyaç duyduğu, davalı ... köyünün 103,46 BBHB otlatma kapasitesinde 4.138,40 dekar iyi vasıflı mera-yaylak alanına ihtiyaç duyduğu, gerek davacı gerekse davalı köylerin mera ihtiyaçlarını tahsis edilen meraların karşılamadığı, mahalli bilirkişi anlatımları ile davalı tanıklarının beyanları ile sabit olduğu şekilde dava konusu meranın kadimden beri davalı köyün kullanımında olduğu, davacı köyün kullanımının hak sahipliğine dayalı olmayıp hayvanların yayılımı esnasında rastgele bir kullanımdan ibaret olduğu, mahalli bilirkişi anlatımları ile davalı tanıklarının beyanlarının birbirleriyle örtüştüğünden davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, kadim kullanım hakkının tespiti halinde ihtiyaç durumu gibi sair hususların irdelenmeyeceği, ayrıca her ne kadar davacı köyün kuruluş tarihi davalı köyden daha önce olsa da bu hususun davacı köyün dava konusu meraya dair kadim kullanım hakkının tespitine tek başına karine teşkil etmeyeceği, davacının davasını ispat edemediği...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11.06.2025 tarihli ve 2025/1029 Esas, 2025/1410 Karar sayılı kararıyla “...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tahsis kararının dayanağının hatalı olduğunu, 2. Dava konusu meranın kadimden beri taraf köylerle birlikte kullanıldığını, 3. Davalı tanıklarının çelişkili ve maksatlı beyanda bulunduklarını, 4. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3722, K. 2026/2520, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3722-e-2026-2520-k-1da34d55a93b