Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5711 E. 2024/48 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5711
- Karar No
- 2024/48
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2022/307 K. KARAR : Davanın reddi Mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, Ankara ili, ... ilçesi, ... Köyünde kain (eski 1365 parsel) yeni 3404 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... mirasçıları adına kayıtlı olduğunu ve ...'in mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek TMK'nın 594 üncü maddesine göre Maliye Hazinesinin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir. II. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.05.2016 tarih ve 2015/146 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince davanın reddine hükmedilmiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarih ve 2017/969 Esas, 2021/869 Karar sayılı ilâmı ile; eldeki davanın 1365 parsel sayılı taşınmazda Köse oğlu ...’e yönelik tespit hükmü talep edilmiş, derdest olduğu söylenen Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/136 Esas sayılı dosyasında ise davacı, aynı yer aynı parselde ancak Köse oğlu ... yönünden tespit talebinde bulunduğu, farklı tapu kayıt maliklerine yönelik olarak açılan her iki davada dava konusu farklı olduğundan derdestlik oluşturmayacağı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taşınmazın mirasçısı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 1. Mahalli bilirkişilerin açık ve net olmayan beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, 2. Mahalli bilirkişilerin, tapulamanın da üzerinden uzun yıllar geçmesinin etkisiyle, taşınmazla ilgilenen kişilerin tapulama sırasında ölü olan malikinin mirasçısı mı yoksa zilyedi mi olduklarını birbirine karıştırdıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29 uncu maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, TMK'nın 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tâbi davalarda "taraflarca hazırlama ilkesi" geçerlidir. Hâkim tarafların talepleriyle bağlı olup talepte bulunan tarafın iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tâbi davalarda ise re'sen araştırma ilkesi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tâbi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırabilir. 2. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tâbi değildir (TMK m.7). Hâkim çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. 3. Değerlendirme Dava konusu taşınmaz başında, bozma ilâmı öncesi ve sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişiler, tapu kayıt malikini tanımadıklarını, taşınmazın fiilen ... tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, tapu kayıt maliki ... mirasçıları ile ... arasında geçerli bir irs ilişkisinin belirlenemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece herhangi bir somut delile dayanmadan yapılan irs ilişkisine yönelik tespit yerinde olmadığından, 3404 ada 4 parsel (eski 1365) sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.