Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4261 E. 2024/4045 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4261
Karar No
2024/4045
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/324 E., 2023/1336 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/73 E., 2022/222 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise taşınmaz rayiç değeri ile yapı bedelinin davalıdan tahsili istemine yönelik tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin baba ile oğul olduğunu, müvekkili ... ile davalının Tatvan ilçesinde bulunan müvekkillere ait şirket için 2010 yılında ortak bir girişimde bulunduklarını, davalının Batman ilinde faaliyet gösteren dava dışı bir şirketten oksijen ve azot gazı temin edeceği, müvekkillerinin ise bu iş için Tatvan’da kurulacak tesis için bina yapacağı, sonrasında ise bu gazların dağıtım işinin yapılması hususlarında tarafların anlaştıklarını, anlaşma gereği müvekkil ...'un dava konusu taşınmazları satın aldığını, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeni ile taşınmazların tapuda davalı adına tescil ediliğini, dava konusu parseller üzerindeki binanın müvekkilleri tarafından inşa edilerek tamamlandığını, davalı tarafın anlaşmaya riayet etmeyerek müvekkillerini aldattığını, davalı tarafından müvekkillerinin tahliye edilmesi için müdahalenin önlenmesi davası açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazların 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tesciline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ikinci kademede, dava konusu taşınmazların 1/2 hissesine yönelik rayiç bedeli ile inşaat masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil davasının ayni haklara sahip kişiler tarafından açılabileceğini, somut davada ise davacıların dava konusu taşınmazlar üzerinde hiçbir ayni haklarının bulunmadığını, alacak davası bakımından da davacıların davasını ispat için herhangi bir yazılı belge sunmadıklarını ve sadece tanık deliline başvurduklarını, HMK’nın 200 üncü maddesinde, belirli bir miktarın üzerindeki alacak iddialarının ancak senetle ispat olunabileceği hususunun düzenleme altına alındığını, bu konuda davacıların tanık dinletilmesi talebine muvafakatlarının da bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/73 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile "...mahkemece verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasından sonra yapılan yargılamada... davacının tapu iptali ve tescil talebinin inançlı işleme dayalı olduğunun anlaşıldığı...davacı tarafından sunulan yazılı belgelerde davalının imzasının yer almadığı ve bu belgelerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, davacı yemin deliline dayanmış olmakla davalının usule uygun olarak yemin eda ettiği, davacının iddiasını ispat edemediği ..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil olarak sunulan imzalı belgeler göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece hüküm kurulduğunu, mahkemece bizzat yemin yaptırılması talep edilmesine rağmen yeminin talimat yoluyla yapıldığını ve yemin metninde belirtilen cümlelerin usule aykırı olarak söyletilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının öncesi ve sonrasında davalının yemin beyanları arasında çelişki oluştuğunu, terditli olarak açılan alacak davası ispatlandığı halde mahkemece davanın reddine karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ve 2023/324 Esas, 2023/1336 Karar sayılı kararı ile "...inançlı işleme dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasında resmi tapu senedine karşı yazılı delille ispatın zorunlu olduğu, davacı tarafça inançlı işlemi ispata yönelik yazılı delil sunulmadığı, davacının yemin teklifi karşısında davalının yemin ettiği, davacının sebepsiz zenginleşmeye yönelik iddiasını ispatlayamadığı hususları nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı...." gerekçesiyle "...davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde bildirdiği nedenlere dayanarak hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede ise taşınmaz rayiç değeri ile yapı bedelinin davalıdan tahsili istemine yönelik tazminat davasıdır.

2. İlgili Hukuk 1. 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4261, K. 2024/4045, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4261-e-2024-4045-k-e6003e16a22b