Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1305 E. 2024/1725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1305
Karar No
2024/1725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/272 E., 2022/2183 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/4 E., 2019/368 K. Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 24.07.2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre 152 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazdaki kat irtifakına göre B Blok, zemin kat, 1 numralı bağımsız bölümün 50.000,00 TL bedel ile; A Blok, 3. kat, 21 No.lu bağımsız bölümün 75.000,00 TL bedel ile; E Blok, 4. kat, 29 numaralı bağımsız bölümün 75.000,00 TL bedel ile (toplam 200.000,00 TL) satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, bedelin ödendiğini, ancak davalının taşınmazların devrini vermediğini belirterek; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA Davalı-birleştirilen davada davacı vekili; satış sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olmadığını, iptalinin gerekmekte olduğunu, müvekkilinin yapılan sözleşmeden ve işlemlerden haberinin olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden haberdar olduktan sonra Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/6293 soruşturma sayılı dosyasıyla hem kızından hem de davalıdan şikayetçi olduğunu, taşınmazların gerçek değerinin satış değerinin çok üstünde olduğunu, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu belirterek; asıl davanın reddini, birleştirilen davada ise 24.07.2015 tarihli gayrimenkül satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla birleştirilen davanın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kabülüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili; müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin, davalının vekâlet verdiği kızı tarafından imzalandığını, davacının sözleşmeden haberi bulunmayıp satış vaadi sözleşmesinin muvaazalı olarak yapıldığını, davacının satış bedelini ödediğini ispatlayamadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava, satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 nci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellik birleştirilen davada vekalet görevinin kötüye kullanıldığının ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1305, K. 2024/1725, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-1305-e-2024-1725-k-11faa527c4e6