Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5109 E. 2023/5622 K. – Muhdesat Aidiyet
Konu: Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5109
- Karar No
- 2023/5622
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/279 E., 2022/1039 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2021/1407 K. Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muhdesat aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asil ..., ... ve Döndü ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muhdesat aidiyetinin tespiti davası açabilmek için derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm işlemi ya da kamulaştırma işlemi bulunması gerektiğini, davacının ise Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/481 Esas sayılı dosyası ile görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis talebine dayandığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Müvekkilin davacı olduğu aynı mahkemenin 2017/481 Esas sayılı dosyasında muhdesatın aidiyeti ile ilgili olarak dava açmak üzere süre verilmesi sonrasında eldeki davanın açıldığını, hukuki yarar bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davacının davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas ve de dosya kapsamı/içeriği yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 s. HMK' nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır” denilmektedir. 3. 6100 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin (h) bendine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115 ... maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir. 4. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri şöyledir: “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği III. Arazideki yapılar 1. Arazi ve yapı malzemesi b. Tazminat Madde 723- Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. IV. Araziye dikilen fidanlar Madde 729- Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.” 5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesi şöyledir: "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer ... kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır." 6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesi şöyledir: "Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır" 3. Değerlendirme 1. Dava konusu uyuşmazlık muhdesat aidiyeti istemine ilişkin olup Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/481 Esas sayılı tenkis ve tapu iptali ve tescil davasında verilen ara karara dayanılarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2.Taşınmazlarda her ne kadar muhdesat arza tabi ise de; tenkis davalarında murisin terekesinin aktif ve pasif varlıklarıyla bir bütün olarak tespit edilmesi; net tereke belirlenip ... tenkis oranının saptanması gerekmektedir. Davacının muhdesatın aidiyeti tespiti yönünde mahkemece verilen yetki üzerine eldeki davayı açtığı da nazara alındığında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu açıktır. Bu durumda mahkemece işin esası bakımından toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.