Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/631 E. 2026/6435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/631
Karar No
2026/6435
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2377 E., 2025/1314 K.

SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmi bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan vekilinin istemi yönünden; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2024 tarihli ve 2024/341 Esas, 2024/631 Karar sayılı kararı ile sanığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 30/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43,52, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli emanete alınan eşyaların müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.10.2025 tarihli ve 2024/2377 Esas, 2025/1314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın soruşturma ve kovuşturma beyanlarında arama işleminin ifası sırasında usulsüzlük olduğuna dair iddiası bulunmadığına, somut olayda usulüne uygun alınmış arama kararı bulunduğuna, sanığın suça konu ürünlerin iş yerinden ele geçirildiğine dair ikrarı bulunduğuna, arama yapılırken bir takım hakların ihlal edildiğine dair şikayet bulunmadığından delillerin hukuka aykırı elde edilmiş sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet üzerine Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan adlî arama kararına istinaden, kolluk görevlileri tarafından sanığa ait iş yerine gidildiği, sanığın iş yerinde satışa hazır vaziyette Chanel markalı 4 adet şal ürünün tespit edildiği olayda, Mahkemece, arama yapıldığı sırada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulunması gerekirken bulundurulmadığından arama işleminde hukuka aykırılık olduğu ve hukuka aykırı elde edilen delil ile mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı şeklindeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli, 2024/7-498 Esas, 2025/260 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; Teslime konu olup suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan taklit markalı eşyaların, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan iş yerinde satışa hazır vaziyette olduğu, suça konu eşyanın görevlilerce muhafaza altına alınması işleminin gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma anlamına gelen arama olarak değerlendirilemeyeceği, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlere yönelik sanığın bir itirazının bulunmadığı, özel hayatın gizliliği (Anayasa madde 20) konut/iş yeri dokunulmazlığının ihlali (Anayasa madde 21) ve mülkiyet hakkının (Anayasa madde 35) özü ile bağdaşmayan ve keyfî muamelelere karşı öngörülen usuli teminatları etkisiz kılacak biçimde ve hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı bir teslim olgusu da söz konusu olmadığından, suçun delili ve konusunu oluşturan, açıkta ve gözle görülür şekildeki taklit markalı eşyaların ele geçirilip muhafaza altına alınmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle yapılan işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmasını da gerektirmediğinden ele geçirilen eşyaların hukuka uygun yöntem ile elde edildiği ve sanığa isnat olunan suçun sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın iş yerinde ... markalı ürünlerin ele geçirilmemesi karşısında, şikayetçinin suçtan

zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/631, K. 2026/6435, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-631-e-2026-6435-k-d59b67d8bd99