Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/10124 E. 2026/6565 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10124
Karar No
2026/6565
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/461 E. 2021/364 K. ŞİKAYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanmasına

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ... İdaresinin 03.03.2015 tarihinde davaya katılma talebinde bulunmasına rağmen Mahkemece katılma talebi hakkında bir karar verilmemiş ise de, 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca katılma talebinin kabulüyle davaya katılmasına karar verilerek katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar müdafiin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebinin nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin

pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklar hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, talimat Mahkemesince şerh içeren tebligat yoluyla ihtar yapılan ve duruşmaya katılmayan sanıklara, ödeme halinde 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanıkların yanıltılması,

2.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uygulanırken birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

3.1.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklara ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğine dair ihtarda bulunulması gerekirken, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,

4.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, sadece adli emanette bulunan kaçak eşya hakkında müsadere kararı verilmesi,

5.Bozma ilamının gereklerine yerine getirilmeksizin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan TAPDK lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/10124, K. 2026/6565, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-10124-e-2026-6565-k-ca6aa0301e3d