Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6206 E. 2026/4889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6206
- Karar No
- 2026/4889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1729 E., 2024/1819 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçları işlediğinin sabit olduğundan bahisle mahkûmiyet, eşya müsadere kararları verildiği anlaşılmıştır.
B. İstinaf Aşaması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşmasız yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın hukuka uygun olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın kastı bulunmadığına ve atılı suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtiliği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır." Bu nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 06.06.2023 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 05.03.2024 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.09.2024 tarihli ve 2024/1729 Esas, 2024/1819 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı; Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.11.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/371 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.09.2024 tarihli ve 2024/1729 Esas, 2024/1819 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.