Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3603 E. 2026/3527 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3603
- Karar No
- 2026/3527
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2025/160 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
26.04.2014 tarihinde kolluk görevlilerinin rutin devriyesi sırasında sanığın elinde bulunan poşetlerle görülmesi üzerine poşetlerde ne olduğu sorulduğunda sanığın sigara olduğunu beyan ettiği, poşetlerden 510 paket ... kaçağı sigaranın ele geçirildiği kabul edilen olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a,
217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında Kayseri 20. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın suça konu edilen poşetlerde bulunan kaçak sigaralarla yakalandığı ve üzerine atılı ... kaçakçılığı suçunu işlediğinin bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonucu suçu sabit görülerek 5607 sayılı Kanun’un 3/18-son, 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/23, 13/1 ve 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2, 53, 54/4. maddeleri gereğince neticede 10 ay hapis ve 50 TL adli para cezasıyla cezalandırılması ile bu yöndeki hükmün 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesine göre açıklanmasının ertelenmesine dair verilen kararın temyiz incelemesinde, suçta elde edilen eşyalarda aramanın usulsüz olduğundan sanığın beraat etmesi gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki Dairemiz çoğunluk görüşüne yapılan işlerde arama kararına gerek bulunmaması nazarıyla iştirak edilmemiştir.
Çünkü; Sanığa isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 26.04.2014 tarihli tutanağa göre; .... İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarının .... Bulvarı üzerinde devriye görevlerini yerine getirdikleri esnada şüphe üzerine durdurulan ve elinde poşetler bulunan kişinin kimlik tespitinde sanık ... olduğu belirlendiği, görevlilerce sanığa poşetlerin içinde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu beyan ederek değişik markalarda toplam 510 paket ... kaçağı ve bandrolsüz sigarayı rızasıyla görevlilere teslim ettiği şeklindeki olayda; sanık yargılamanın hiçbir aşamasında yapılan işlemlere karşı bir itirazda bulunmadığı, buna rağmen Dairemiz çoğunluğunca kolluk tarafından yapılan işlemlerin poşet içerisindeki eşyanın ele geçirilmesine yönelik usulsüz arama faaliyeti olduğu değerlendirilmiş ise de; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla
görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşetler bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşetler kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin devam ettiği, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'a, görevlilerce sorulduğunda poşetlerin içerisinde kaçak sigara olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilere eşyayı kendi rızasıyla teslim etmesinin; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olup artık hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.
Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kaçak sigara olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönündeki ilk derece mahkeme kararının onanması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik bozma görüşüne karşı oy yazmak gerekmiştir. 30.03.2026