Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5163 E. 2026/6433 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5163
Karar No
2026/6433
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/525 E. 2016/265 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını sanık müdafinin 09.10.2013 tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 17.01.2018 tarihli ve 2017/4355 Esas, 2018/439 Karar sayılı kararıyla "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesine" karar verildiği halde, dosyanın itiraz merciine gönderilmediği ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının "itiraz edilmeksizin" 04.11.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakla; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmış ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme koşulu olarak yargılamaya engel olduğunu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5163, K. 2026/6433, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-5163-e-2026-6433-k-230af0fb102c