Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2559 E. 2026/6430 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2559
- Karar No
- 2026/6430
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/538 E. 2026/550 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2019/359 Esas, 2022/547 Karar sayılı kararıyla sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2023/78 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2023/47 Esas, 2025/570 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1,62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve 2026/538 Esas, 2026/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, Adli Tıp Kurumu raporunun ""şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanık lehine yorumlanması gerektiğine ve olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir. III.GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından 02.11.2022 tarihinde verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının ise karar tarihinde aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği anlaşılan somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 02.02.2026 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve 2026/538 Esas, 2026/550 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.