Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16458 E. 2023/8690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16458
Karar No
2023/8690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2022/766 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2011/45 Esas, 2014/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 3 yıl 4 ... hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 2.Mahkemenin söz konusu kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarihli ve 2016/11967 Esas, 2020/5950 Karar sayılı ilâmıyla; "...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/359 Esas, 2022/766 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 3 yıl 4 ... hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.09.2023 tarihli ve 2023/92933 sayılı, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suça konu hayvanların evinden kaçtığına, hayvanların yabancı menşeili olmadığına, zamanaşımının tamamlandığı belirtilerek hükmün bozulmasına ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.21.09.2010 tarihinde İran İslam Cumhuriyet ülkesi sınırında (384-385) NHT bölgesinde sınırdan giriş yaptığı tespit edilen ve bir gün sonra sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği toplam 36 adet büyükbaş hayvan ele geçirilmiştir. 2.Sanık bozma öncesinde savunmasında, suça konu hayvanların kendisine ait ahırdan kaçtığını, kaçak olmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını belirtmiştir. 3.Bozma öncesi dinlenen tutanak tanıkları F.K. ve H. B., hudut taburunda görev yaptıklarını, dört kişi ile suça konu 36 adet büyükbaş hayvanın sınırdan giriş yaptığını tespit ettiklerini, şahısların tekrar sınıra ... kaçtıklarını, hayvanların sınıra 600-700 metre mesafede ele geçirildiğini, beyan etmişlerdir. 4.Olay tutanağı, tutanak tanıklarının beyanları ve dosya kapsamına göre, suça konu büyükbaş hayvanların gümrük kaçağı olduğu anlaşılmıştır. 5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Her ne kadar Tebliğnamede; sanığa yüklenen, suçun gerektirdiği cezanın Kanun'da belirtilen türü ve üst sınırına göre, davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 67 nci maddelerinde öngörülen asli ve kesintili 12 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında zamanaşımı süresinin tamamlanması nedeniyle hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 nci maddesi uyarınca bozulması, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 67 nci maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği düşürülmesi talep edilmiş ise de; Olay yeri tespit ve yakalama tutanağına göre suç tarihinde, İran İslam Cumhuriyet ülkesi sınırında (384-385) NHT bölgesinde sınırdan giriş yaptığı tespit edilen toplam 36 adet kaçak büyükbaş hayvan ele geçirildiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığa atılı eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı, cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, tutanak tanıklarının beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.36 adet büyükbaş hayvan ele geçirilen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı, böylelikle sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arzetmeyen fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde fazla miktarda teşdit uygulamak suretiyle ceza tayini, 3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 4.Dava konusu kaçak hayvanların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/359 Esas, 2022/766 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/16458, K. 2023/8690, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-16458-e-2023-8690-k-db963911d17d