Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3534 E. 2025/5713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3534
- Karar No
- 2025/5713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1 E., 2016/27 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanıklar ve ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iades ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, ...'ın ikrarı, sanık ...'ın olay tarihinde kuzeni sanık ... ile birlikte onun daveti ile ... ilçesine hayvan almaya gittiklerini ancak ...da ismini bilmediği bir köye vardıklarında ...'ın kendisini bırakıp hayvanları araca yükleyip geri geleceğini söylediğini, bir süre sonra ise gelerek hayvanların yayladan dönmemesi nedeniyle alışverişin gerçekleşemediğini söylediğini ve dönüş yoluna çıktıklarını, araçta kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, beraber hayvan almaya giden iki kişiden birinin alış verişin gerçekleşeceği köye varmadan tanımadığı bir muhitte bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olması ile tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... için sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında, kaçak eşyaların içerisinde ele geçirildiği araca olay tarihinde otostop yapmak suretiyle tesadüfen bindiğini, araçta ele geçen kaçak sigaralar ile ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sisteminde yapılan incelemede sanık ... ile sanık ...'ın kardeşi olan Halis Kaçmaz'ın birlikte başka bir araçta ...ilçesinde, 14.11.2014 tarihinde kaçak sigara yakalattıkları ve anılan davanın Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/368 Esas sırasına kayıtlı bulunduğu anlaşılmakla, tüm sanıkların olay tarihinde kullandıkları cep telefonu numaralarının görüşme dökümlerinin getirtilip sanık ... ile diğer sanıklar ... ve ...'ın olay tarihinde ve öncesinde telefon irtibatlarının bulunup bulunmadığı tespit edilip neticesine göre karar verilmesi,
2.Dava konusu kaçak sigaraların değeri fahiş olduğu halde, sanıklar ... ve ...'a verilen cezalarda 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesi gereği artırım yapılmaması,
3.Sanıklar ... ve ... hakkında hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereği cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanıklar ... ve ...'ın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi,
5.Sanıklar ... ve ... hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
6.Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
7.Suça konu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine, 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
8.Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09.02.2015 tarihli raporda; 72 AZ 653 plaka sayılı nakil aracında 310 x 214 x 62 cm. ebatlarında zula tabir edilen gizli bölme bulunduğunun belirtilmesi karşısında; aracını kardeşi sanık ...'a emaneten verdiğini beyan eden ruhsat sahibi malen sorumlunun bilgisi ve rızası dışında araçta kalıcı nitelikte esaslı zula yapılmasının mümkün olmadığı, aynı araç üzerinde benzer suçtan 14.05.2012 tarihinde konulan bir başla şerhin de bulunduğu ve bu nedenlerle iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği, nakil aracının müsaderesi için 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde belirtilen şartın oluştuğu, araç ve eşyanın değeri itibarıyla müsaderenin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığı cihetle, nakil vasıtasının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,
9.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması ve katılan lehine hükmolunan dilekçe yazım ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.