Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4740 E. 2025/6481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4740
Karar No
2025/6481
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1371 E., 2016/239 K. ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde, Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesinin son cümlesi delaleti ile anılan Kanun'un 3. maddesinin 5 ve 10. fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi,

2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3. Sanıklar ... ve ...'ın aşamalarda diğer sanık ...'e eşyanın taşınmasında yardım ettikleri yönündeki ifadelerine ve sanık ...'in de motorini aldıktan sonra hamallık yapması için diğer sanıklar ile anlaştığına yönelik beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suça iştirak ettiklerine dair delil elde edilememesi karşısında, eylemin toplu kaçakçılık suçunu oluşturmayacağı ve sübutu halinde bireysel kaçakçılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereği artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,

4.Sanık ... hakkında, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 02.11.2014 olduğu,

Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, aynı gün incelenen Dairemizin 2022/9019 Esas sırasında kayıtlı olan İskenderun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/2 Esas, 2020/715 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.07.2014 olduğu anlaşılmakla,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4740, K. 2025/6481, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4740-e-2025-6481-k-39d34a0f8ab4