Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4313 E. 2025/4270 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4313
Karar No
2025/4270
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/141 E., 2020/364 K. SUÇ :Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Sanık müdafii tarafından hükmün duruşma talepli olarak temyiz edildiği görülmüş ise de; hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması ve duruşma talebinin uygun bulunmaması nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/7233 Esas, 2019/12262 Karar sayılı kararı ile " mahkemece CMK'nın uzlaşma başlıklı 253. ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması;" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/141 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın kusur durumuna ilişkin tespit yapılmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında lehe kanun maddeleri uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanığın beyanı, kaza tespit tutanağı içeriği, katılanlatrın duruşmalardaki anlatımları ve alkol raporu ile adli raporlar dikkatlice incelendiğinde sanığın 0,93 promil alkollü iken kullandığı araç ile hızlı bir şekilde araç sürmesiden kaynaklanan bir şekilde hakimiyetini kaybederek park etmiş araçlara çarpması sonucu araç parçalarından birinin değmesi ile müşteki ...'ın çarptığı araçlardan birinin içinde bulunan ...'ın alınan raporlarında belirtildiği gibi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği anlaşılmış, gerek sadece kendisinin araç kullanmış olması yayaların park etmiş araç içerisinde ve kaldırımda olması sebepleri ile bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmadan kaza tesbit raporundaki gibi eylemde asli kusurlu olduğunun anlaşılmasıda dikkate alınarak kusur yoğunluğuda hesaplanıp alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. .GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dairemizin 25.12.2019 tarihli ve 2018/7233 Esas, 2019/12262 Karar sayılı kararı ile " mahkemece CMK'nın uzlaşma başlıklı 253. ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması;" nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma akabinde dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yapılması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosuna gönderildiği, 14.07.2020 havale tarihli uzlaştırma raporunda , katılan ...'ın edimsiz olarak uzlaşmayı kabul ettiği, katılan ...'ın sanığın 30.000,00 TL ödemesi halinde uzlaşacağını beyan ettiği, sanığın da maddi durumunun kötü olduğundan bahisle ödeme yapamayacağını beyan ettiği, Ceze Muhekemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği 7. Maddesi gereğince taraflardan birinin uzlaşmayı kabul etmediğinden bahisle uzlaşmanın sağlanamadığının bildirildiği anlaşılmakla;

Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarih, 2021/12-383 Esas, 2024/330 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Uzlaştırma kurumuna tabi olması için yasal engel bulunmayan TCK’nın 89/4. maddesi kapsamında görülmekte olan dava kapsamında; her bir (suçun) mağdurun(un), diğerlerinden bağımsız olarak ayrıca uzlaşabileceğinde ve birden fazla mağdur ya da suçtan zarar görenin bulunduğu hâllerde, bunlardan sadece birisi uzlaşmayı kabul etmez ise sanığın eyleminin anılan Kanun'un 89/4. maddesi değil ve fakat 89/1(2-3). maddeleri bağlamında tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmadığından Yerel Mahkeme hükmünün, uzlaşmak isteyen sanık ile uzlaşmak isteyen katılan ... arasında uzlaştırma işlemleri yapılıp tamamlanarak uzlaşma sağlanması hâlinde sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekirken uzlaştırma gerçekleşmediğinden bahisle yargılamaya devamla hüküm kurulması;

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4313, K. 2025/4270, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4313-e-2025-4270-k-3952e8ffef4f