Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3574 E. 2025/6072 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3574
- Karar No
- 2025/6072
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/334 E., 2016/588 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi ve Kanun'un 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıkların savunmasının alındığı 24.05.2016 ve 23.06.2016 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, suça konu SS 386 ZZ Gürcistan plakalı aracın gümrük mevzuatı uyarınca idari işlem yapılmak ve sahibine iadesinin sağlanmak üzere Gümrük İdaresi'ne teslim edilmesine, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.
(Karşı Düşünce)
KARŞI OY Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yurt dışında ithali mümkün olmayan aracı yanıltıcı söz ve davranışlarla turistik amaçla ve geçici olarak yurt dışına getirdikleri ve bu haldeyken aracın sanık ...’da yakalandığından bahisle, üzerlerine atılı gümrük kaçakçılığı suçundan dolayı sanıklardan ... ve ...’nın 5607 sayılı Kanun’un 3/2, 5237 sayılı TCK’nın 53. Maddeleriyle, sanık ... ...’in de TCK 39. madde delaletiyle aynı sevk maddelerince cezalandırılması, suça konu edilen aracın ise 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesi yönünden açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine, suça konu edilen aracın ise yurt dışı edilmek üzere sanıklara iadesine yönelik Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarih, 2016/334 E., 2016/588 K. sayılı dosyasının temyiz incelemesinde; Dairemiz çoğunluğunca sanıkların savunmalarının alındığı tarihten sonra suç için öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süreleri geçtiğinden kararın bozularak zamanaşımı ile düşmesine, suça konu aracın ise gümrük mevzuatı gereğince idari işlem yapılmak ve sahibine iade edilmek üzere Gümrük İdaresine iadesi yönünde verilen kararın zamanaşımı ile düşmesi yönüyle iştirak etmemize rağmen sanıkların eylemlerinin suç teşkil ettiğinden suça konu edilen aracın ise müsaderesi yönünde karar verilmesi gerekeceği düşüncesiyle karşı oy kullanmak gerekmiştir. Çünkü; İncelenen dosya kapsamından; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü ekiplerince 29.02.2016 günü saat 09.00 sıralarında sanık ...’nın sürücü belgesiz kullandığı, SS 386 ZZ Gürcistan plakalı 1995 Model BMW 320 I Model siyah renkli aracı durdurulduğu ve Kayseri Gümrük Muhafaza Müdürlüğünce yapılan yabancı araç plakası sorgulamasında 12IG66325 seri numaralı pasaport hamili Nodar SHRARADZE isimli Gürcistan uyruklu kişi tarafından Geçici İthalat Rejimi kapsamında turistik olanaklardan faydalanmak suretiyle Sarp Sınır Kapısından 29.07.2015 tarihinde ülkeye getirildiği ve adı geçen kişinin 30.07.2015 tarihinde tekrar aynı sınır kapısından ülkeyi terk ettiği, Sanık ...’ın ibraz ettiği belgelerde aracın Gürcistan’da düzenlenen noter belgesiyle ...’ya satıldığı, ve bu araca Savcıyla yapılan görüşme tutanağı kapsamında el konulduğu, dosyadaki belgelerin incelenmesinde, Taşıt Takip Programından yapılan sorgulamaya ait faks çıktısına göre; SS386ZZ plakalı, WBABJ*********429 şase numaralı, 1995 Model BMW marka/model aracın Gürcistan ülkesine ait olduğunun, aracın Nodar Sharadze adlı şahıs üzerine kayıtlı olduğunun, geçici ithalat rejimi kapsamında 29.07.2015 tarihinde Sarp Gümrük Kapısından yurda giriş yaptığının, 18.08.2015 tarihi itibarıyla yurt dışına son çıkış yapmış olması gerektiğinin belirtildiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında sanıklar hakkındaki iddianame 04.04.2016 tarihinde düzenlenmiş olup sanıklardan ... ile ...’nın savunmalarının 24.05.2016 tarihinde, Sanık ... ...’in savunmasının ise 23.06.2016 tarihinde alınıp, haklarında beraat kararı verildiği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen en son işlemin sanık ...’ın savunmasının alındığı tarih olduğu, anlaşılmaktadır. Sanıkların, üzerlerine atılı suçların vasfının belirlenmesi, bu nedenle delillere göre mahkumiyetleri gerekip gerekmeyeceği, atılı suçta zamanaşımı süresinin geçip geçmediği ve de suça konu aracın müsaderesinin gerekip gerekmeyeceği hususunun tartışılması gerektiğinde ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2023 tarih ve 2023/7-223 E., 2023/556 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere Sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3/1 maddesi gereğince gümrük işlemine tabbi tutmaksızın yurda eşya sokma veya 3/2. maddelerinde düzenlenen eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergisini kısmen ya da tamamen ödemeksizin yurda sokma suçunu mu , yoksa 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238/1. maddesinde düzenlenen geçici ithalat rejimi kurallarına aykırı davranmak kabahatini mi oluşturduğu hususunda ilgili mevzuat incelemesinde; 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında ki anılan madde metni şu şekildedir: “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” Buna göre, bir eşyanın kaçakçılık fiiline konu olabilmesi için gümrük işlemine tabi tutulmadan yurda ithal edilmesi gerekmektedir. Suçun oluşumunda önem arz eden gümrük işlemlerinden, ithal ya da ihraç edilecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işleme veya kullanıma tabi tutulması anlaşılmalıdır. 5607 sayılı Kanun'da gümrük işlemi kavramına ilişkin bir tanım yer almamakla birlikte mülga edilen 4926 sayılı Kanun'un “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesi gümrük işlemi kavramını “Gümrük idarelerince, gümrük mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat gereğince yapılan işlemleri ifade eder.” şeklinde tanımlamıştır. Bu tanıma göre gümrük işlemi, bir eşyanın gümrük idareleri tarafından gerek gümrük mevzuatı gerekse ilgili mevzuatlar çerçevesinde onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için gerekli tüm işlemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesine getirilen eşya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması sonrasında ülkeye sokulabilecektir. Aynı maddenin 2. fıkrasında; “Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” Eşyanın ithalat işlemi gerçekleştirilirken, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergilerinin tamamının veya bir kısmının ödenmemiş olması gerekir. Daha çok serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithalat rejimi altında yurda getirilen eşyaya yönelik gümrük vergilerinin ödenmemesi ya da eksik ödenmesi amacı ile hareket edilerek aldatıcı işlemlerle kaçakçılık suçunun işlenmesi söz konusudur.Bu suç tipinde failin kastı başlangıçtan itibaren kaçakçılık suçunu işlemek olmalıdır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 15. fıkrasında gümrük rejimi kavramının "a) Serbest dolaşıma giriş rejimini, b) Transit rejimini, c) Gümrük antrepo rejimini, d) Dahilde işleme rejimini, e) Gümrük kontrolü altında işleme rejimini,
f) Geçici ithalat rejimini, g) Hariçte işleme rejimini, h) İhracat rejimini" kapsadığı açık şekilde belirlenmiştir. Geçici ithalat rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin esaslar ise, Gümrük Yönetmeliği’nin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir. Gümrük Kanunu'nun "Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması" başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan düzenlemeye göre ise; "Bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşya, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edilir." Gümrük Kanunu'nun 128. Maddesinde geçici ithalat rejimi şu şekilde tanımlanmıştır: “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.” Aynı Kanun’un 131. maddesinde ise eşyanın rejim altında kalma süresi düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; “İthal vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminin uygulanabileceği durumlar ve özel şartlar Cumhurbaşkanınca tespit edilir.” Bu düzenleme ile Gümrük Yönetmeliği’nin 379. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; eşyanın rejim altında kalma süresi Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen özel süreler ile Gümrük Yönetmeliği’nin 380. maddesinde düzenlenen süre uzatım hâlleri saklı kalmak kaydıyla 24 ayı aşmamak şartıyla gümrük idaresince düzenlenir. Bu aşamada geçici ithal edilen eşyanın ayniyeti konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Gümrük Yönetmeliği’nin “Geçici ithal edilen eşyanın ayniyeti” başlıklı 381. maddesi; “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. (2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. (3) Gümrük idareleri rejim süresi içerisinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.” biçiminde düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre geçici ithalat rejimi kapsamında getirilen eşya, getirildiği şekli ile kullanıldıktan sonra kullanım sırasında meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süresi bittiğinde ihraç edilmelidir. Geçici ithalat kavramı kapsamında turistlik kolaylıktan getirilen araçlar yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiğinde; Bu rejim kapsamında yurda getirilen eşyalar arasında kişisel kullanıma mahsus yabancı plakalı araçlar önemli bir yer tutmaktadır. Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen kişisel kullanıma mahsus yabancı plakalı kara taşıtlarına uygulanacak işlemlere ilişkin usûl ve esaslar hakkında, Gümrük Yönetmeliği'nin 391-394 maddelerinde, 15481 sayılı Bakanlar Kurulunun 1-20 maddelerinde ve Geçici İthalat Sözleşmesi'nin EK-C ekinin 2, 5, 6 ve 9. maddelerinde hukuki düzenlemelere yer verildiği gibi 22.10.2011 tarihli Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1) başlıklı tebliğde de ayrıntılı olarak düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre turistlik kolaylıktan yararlanarak taşıt giriş formuyla geçici olarak yurda özel araç sokulmasının ve kullanılmasının bazı koşulları şunlardır; 1- Taşıt, geçici ithalat ülkesi dışında bir ülkede yerleşik veya ikamet eden bir kişinin adına kayıtlı olmalı. (Sözleşme EK_C5. maddesi, 15481 sayılı BKK 16 ve 19/5. maddesi, Gümrük Yönetmeliği 392/1. maddesi, Seri no: 1 sayılı Tebliğ 5/1 maddesi)
2-Taşıt getirmek isteyen kişi, son 185 gün kesintisiz olarak Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunmalı. (15481 sayılı BKK 19/5 maddesi, Seri no: 1 sayılı Tebliğ 6/4-5. maddesi)
3-Taşıtı getiren kişinin, mülkiyet belgesi yoksa veya mülkiyet belgesinin bir başka kişiye ait olması halinde kendisine geçici ithalat hakkı tanınmış olmak kaydıyla taşıtın kullanımına yetkili olduğuna ilişkin geçerli bir belge veya vekâletname olmalı. (Sözleşme EK-C 7/b maddesi, Gümrük Yönetmeliği 392/1 maddesi, Seri no: 1 sayılı Tebliğ 5/5, 23 maddeleri)
4-Giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak kullanılmalıdır. (Gümrük Yönetmeliği 381 maddesi)
5-Geçici ithaline izin verilen kişisel kullanıma mahsus taşıt araçlarına en fazla 24 ay (730gün) süre verilir bu süre sonunda taşıtın çıkması gerekir. (15481 sayılı BKK 20/5 maddesi, Seri no: 1 sayılı Tebliğ 6/2 maddesi)
6-Taşıtı getiren geçici taşıt getirme hakkı sahibi olan kişinin taşıtsız yurt dışına çıkması halinde taşıtın başkası tarafından kullanılmayacağına dair taahhütname vermesi gerekir. (Seri no: 1 sayılı Tebliğname 27. maddesi)
Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı gibi kişisel kullanıma mahsus yabancı plakalı araca uygulanan geçici ithalat rejimi, üç süreci kapsamaktadır. Şöyle ki: Birincisi, aracın yurt içinde getirilme amacına uygun olarak kalma süreci, İkincisi, aracın yurt içinde getirilme amacına uygun olarak kullanımı, Üçüncüsü ise aracın geçici ithalat rejimi süresi sonunda yurt dışı edilmesi süreci. İthalattaki gümrük işlemleri ile ilgili olarak; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 33. maddesinde Türkiye Gümrük Bölgesine giriş ve çıkışların gümrük kapılarından yapılabileceği, 34. maddesinin birinci fıkrasında Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan taşıtların gümrük gözetimine tabi olduğu ve yürürlükteki hükümlere uygun olarak, gümrük idareleri tarafından denetleneceği, 36. maddesinin birinci fıkrasında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın, girişinden itibaren gümrük gözetimine tabi olduğu ve yürürlükteki hükümlere uygun olarak gümrük idareleri tarafından denetleneceği hüküm altına alınmıştır. Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlalinin kabahat fiili olarak düzenlendiği Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi üzerinde durulması da önem arz etmektedir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi; “241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası verilir. Ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dâhil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithal eşyasının gümrük vergileri tutarının iki katı
oranında para cezası verilir. Bu cezanın ödeme süresi içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası tahsil edilir. 2. Birinci fıkraya göre verilen cezalar 241 inci maddenin altıncı fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz. 3. Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri hakkında bu maddenin para cezasına ilişkin hükümleri ile 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uygulanmaz. Bu durumda, 241 inci maddenin birinci fıkra hükmü uygulanır.” “241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası verilir. Ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dâhil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithal eşyasının gümrük vergileri tutarının iki katı oranında para cezası verilir. Bu cezanın ödeme süresi içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası tahsil edilir. 2. Birinci fıkraya göre verilen cezalar 241 inci maddenin altıncı fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz. 3. Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri hakkında bu maddenin para cezasına ilişkin hükümleri ile 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uygulanmaz. Bu durumda, 241 inci maddenin birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenlenmiş olup anılan maddede dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlâli fiilleri kabahat olarak tanımlanmıştır. Bu madde, 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 9. fıkrasından 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilerek aktarılmıştır. Bu maddenin kapsamı 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 4. fıkrasını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıktan yararlanmak suretiyle yurda araç sokma hakkı bulunmayan sanık ... ve Sultan’ın, dava konusu aracı Gürcistan vatandaşı Nodar Sharadze aracılığıyla Sarp Gümrük Kapısına getirerek bu kişi adına triptik belgesi düzenlenmesini sağlayarak yurda sokmuş ise de, Olay tarihinde suça konu aracın ... isimli şahsın kullanımında yakalanması nedeniyle araç kayıt maliki gözüken Nodar’ın bahsi geçen gümrük genel tebliği uyarınca yurda turistik kolaylıktan yararlanarak taşıt giriş formuyla geçici olarak araç sokulması ve kullanması için gereken şartlardan biri olan "Geçici taşıt getirme hakkı sahibi olan kişinin taşıtın başkası tarafından kullanılmayacağına dair taahhüt vermesi" kuralının ihlal edildiği, sanıkların suça konu aracı mevcut haliyle Türkiye’ye getiremeyeceklerini bildikleri hâlde daimi olarak kullanmak kastıyla hareket ettiği ve aracın geçici ithalat rejimine tabi tutulmadan yurda sokulduğu, bu şekilde Gümrük Yönetmeliği'nin 381. maddesinde düzenlenen turistik kolaylıktan yararlanarak geçici olarak yurda özel araç sokulması ve kullanılmasının taşıt giriş formuyla tahsis amacına aykırılık oluşturduğu, sanıkların başlangıçtan itibaren aracı millileştirmek kastının bulunduğu bu hâliyle eylemin Gümrük Kanunu'nun 238/1. maddesi kapsamında kabahat olarak değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Sanıkların geçici ithalat kapsamında getiremeyeceği ithalat rejimi kararına göre ancak Ticaret Bakanlığından alınacak özel izinle ithalatı gerçekleşebilen aksi halde ithalatı mümkün bulunmayan aracı kayıt maliki olan Gürcistan vatandaşı şahıs aracılığı ile Gümrük Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı şekilde ilgili gümrük idaresi yanıltılarak yurda soktuğunun anlaşılması, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.1996 tarihli ve 7-116 esas, 122 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sanığın suça konu aracı yurt dışı etmeyerek millileştirmeye yönelmesi kaçakçılık suçunun manevi öğesi olan suç kastının varlığını göstermektedir. Sanığın amacının başlangıçtan itibaren yurda gümrük işlemine tabi tutmaksızın eşya sokma olduğunun kabulü ile eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu kabul edilmelidir. Kısaca; her ne kadar dava dosyasında sanıklar hakkında suç için öngörülen asıl zamanaşımı süreleri geçmiş ise de ve Daire çoğunluğunun kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yönündeki görüşüne iştirakimiz söz konusu ise de, suça konu edilen aracın usulüne uygun olarak gümrük işlemlerine tabi tutulmadığı ve mevcut haliyle Gümrük kaçağı eşya konumunda bulunduğundan 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla TCK'nın 54/4. maddesi uyarıca müsaderesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Daire çoğunluk görüşüne bu yönüyle iştirak edilmemiştir. 29.04.2025.