Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7754 E. 2025/3910 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7754
- Karar No
- 2025/3910
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1201 E., 2019/1661 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 22/6-son cümle, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kaza sebebiyle sanığın ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olduğuna, sanığın zarar giderimini yerine getirdiğine, yaralıların şikayetçi olmadığına, sanık hakkında TCK'nın 85/1, 22/6 son maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin yerinde olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 11:50 sıralarında sanık ...'in idaresindeki otomobil ile yerleşim yerinde, 7 metre genişliğinde, refüjle bölünmüş, tek yönlü, düz, eğimsiz, kuru, asfalt kaplama yolda, gündüz vakti ve açık havada seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kendi istikametine kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşağa girdiği sırada, sağından yeşil ışıkta kavşağa giriş yapan sürücü ...'nin yönetimindeki minibüsün sol yan kısmına çarpması sonucunda aracında bulunan kızı ...'in, gelini ... ve kardeşi ...'in nitelikli şekilde yaralandığı, torunu ...'in ise öldüğü olayda, kırmızı ışık ihlali yapması sebebiyle sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmış, tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanığın öz torunu olan ...'in ölümüne neden olması sebebi ile sanığa verilen cezadan TCK'nın 22/6-son cümlesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yerel mahkeme tarafından yazılı şekilde karar verilerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi yönüyle yerinde görülmemiş, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın tam kusurlu olarak sebep olduğu kaza nedeniyle idaresindeki araçta bulunan torununun öldüğü, kızı, gelini ve kardeşinin ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda, sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği ve bu nedenle nitelikli şekilde yaralanan mağdurlar şikayetçi olmasa dahi eyleminin TCK'nın 85/2. maddesi kapsamında kaldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın öz torunu olan ...'in ölümüne neden olması sebebi ile sanığa verilen cezadan TCK'nın 22/6-son cümlesi gereğince indirim yapılmış ise de, sanığın TCK'nın 85/2 kapsamında yer alan eyleminin bölünemeyeceği gözetildiğinde, bir bütün olarak eylemin sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına neden olduğunun kabul edilemeyeceği, dolayısıyla da anılan maddede öngörülen koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.