Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24409 E. 2025/9258 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24409
- Karar No
- 2025/9258
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/250 E., 2020/343 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Bozmanın sonuçlarını doğuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesi sonrası yapılan yargılamada sanık usulünce çağrılıp beyanı alınmadan hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/1. maddesine aykırı davranılması, 2.Sanık hakkında (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, 3.Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas olan Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/831 E., 2014/348 K. sayılı ilâmına konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142/1-b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin olduğu, ancak Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5/3. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel kabul edildiği anlaşılmış ise de, 5607 sayılı Kanun'un 5/3. fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklinde düzenlemeye göre, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, söz konusu ilâma konu suçun kaçakçılık suçu olmadığı, bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, sanığın adlî sicil kaydında kaçakçılık suçundan tekerrüre esas başka ilâmının da bulunmadığı görülmekle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, suç ve iddianame tarihleri gereği oluşan kesintiler nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmayı gerektiren dava konusu eylemler nedeniyle her bir dosya yönünden kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde sanığa verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerekirken, sanığa bu hususta ihtaratta bulunulmadan, "sanığın kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar ödemeyi yaptığına dair herhangi bir makbuz sunmadığı" şeklindeki çelişkili gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyada ana dosyadaki suç tarihinin 20.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.12.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında Dairemizin 2023/19398 E. sırasında bulunan Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/145 Esas, 2023/378 Karar sırasında kayıtlı dosyada müstakil olarak cezalandırılan suç tarihi 13.10.2014 tarihli eylemin, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.11.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçların niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Sanığın adlî sicil kaydında birden fazla sabıka kaydı bulunmasına rağmen hangi ilâmın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek şekilde gösterilmemesi, 6.Sanık hakkında 4 kez ayrı ayrı 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve hapis cezaları adlî para cezasına çevrilmediği halde, "sanığa verilen para cezasının türü itibarıyla yasal olanak bulunmadığı" şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmama gerekçeleri arasında ise dosya kapsamına uygun olmayan şekilde "seçenek yaptırıma çevrilme" gerekçesine yer verilmesi, 7.Ana ve birleşen dosyalar yönüyle kendisini vekille temsil ettiren katılan ... İdaresi adına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı 4 kez vekâlet ücretine hükmedilmesi, 8.Suç konusu eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesine göre müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.