Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11914 E. 2025/10875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11914
- Karar No
- 2025/10875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/268 E., 2020/2155 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama Sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin, itiraz mercii olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2021/5 D. İş sayılı kararıyla incelenerek, itirazların reddine karar verildiği, ret kararının taraflara tebliğ edildiği ve ret kararının temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanıklar Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, sanık ...'un olay sırasında maske takmadığına, zarar miktarının fazla belirlendiğine, bilirkişi raporunun eksik olduğuna, zararın giderilmesi yönündeki taleplerinin ertelendiğine, depo kararı verilmediğine, sanıkların TCK'nın 168. maddesinden faydalanmalarının engellendiğine, sanıklar ile katılan taraf arasında hukuki ilişkiden kaynaklı alacak olduğuna, olayların gece vakti işlenmediğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin olduğu; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanıklar hakkında üst sınırdan ceza verilmesinin gerektiğine, TCK'nın 143 ve 43. maddeleri uyarınca daha fazla artırım yapılması ve TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve atanan zorunlu müdafiinin, kısa kararın açıklandığı 17.10.2019 tarihli duruşmada hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek hükümlerin açıklanması suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.