Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/10358 E. 2025/5587 K. – Göçmen Kaçakçılı
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10358
- Karar No
- 2025/5587
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/773 E. 2023/226 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : Müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde yapıldığı, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık adına tescilli bulunan .... plaka numaralı aracın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; bozma öncesi karara yalnızca sanık lehine temyiz başvurusunda bulunulduğuna, aleyhe bozma yasağı kapsamında müsadere kararı verilemeyeceğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Müsadereye yönelik yapılan incelemede Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 2011/219 Esas, 2011/280 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenen eşya müsaderesinin hukuksal niteliği itibarıyla bir ceza değil güvenlik tedbiri niteliğinde olduğu, gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son, gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesinde yer alan “aleyhe bozma yasağı” yalnızca hükmolunan ceza yönünden söz konusu olup, cezalar da 5237 sayılı Kanun'un 45. maddesinde; hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığından, cezalar arasında gösterilmeyen güvenlik tedbirlerinin bu kapsamda değerlendirilmeyeceği ve hükümde yaptırım olarak güvenlik tedbiri uygulamasına yer verilmemesinin sanık açısından “aleyhe bozma yasağına” konu oluşturmayacağı, bu kapsamda sanık adına tescilli bulunan .... plaka numaralı aracın müsaderesine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.