Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16644 E. 2025/9688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16644
Karar No
2025/9688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/32 E., 2016/428 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'un temyiz istemi yönünden; sanığa 14.04.2016 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 25.04.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi adına Hazine vekili, sanık ..., sanık ... ve sanık ...'nin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 14.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Katılan ... İdaresi Adına Hazine Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne ve Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi adına Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.02.2020 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, IV. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. 2.Takdiri indirim uygulanması sırasında uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi ve yine suça konu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin gösterilmesi yerine, 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 3.Adlî para cezasının günlüğü 20,00-TL'den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesinin de gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi adına Hazine vekili, sanık ... ve sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16644, K. 2025/9688, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-16644-e-2025-9688-k-0a73385f1e0c