Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16656 E. 2025/9516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16656
- Karar No
- 2025/9516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/340 E., 2023/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Nakil araçlarıyla ilgili iddianamelerde müsadere talebi olmadığı gibi, Mahkeme tarafından verilmiş hüküm de olmadığından, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili talebi inceleme dışı bırakılmıştır. 2020/340 Esas sayılı ana dosya ve birleşen 2021/36 Esas sayılı dosyalar yönüyle; olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Birleşen 2021/36 Esas sayılı dosyada sanıktan 05.07.2013 tarihinde ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında (KEMTV) eşyanın CIF değerinin 7.065,00 TL, gümrüklenmiş değerinin 31.580,53 TL olduğu, bozma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında alınan 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise CIF değerinin 4.239,40 TL, gümrüklenmiş değerin 40.806,90 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, aradaki bu çelişki giderildikten sonra sonucuna göre sanığın lehine olan miktarlar esas alınarak etkin pişmanlık ve kamu zararı ödeme ihtarları yapılması gerekirken bahse konu çelişki giderilmeden ve bilirkişinin hesapladığı daha fazla miktar esas alınarak ihtarat yapılması ve ayrıca ödeme için bir sonraki duruşma gününe kadar süre tanınarak sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Bozma ilâmı sonrasında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca kurulan hükümde teşdit uygulandığı, kabule göre sanık hakkında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturan dava dosyalarındaki gümrüklenmiş değerlerden ağır olanın normal değer olduğu nazara alındığında, suç tarihlerinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 7423, 7242 ve 6545 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3. maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ve 5/2. maddesinin teşdit uygulanmış hali ile somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe Kanun'un denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan kıyaslama yapılarak karar verilmesi, 3.Suça konu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, sadece Adli Emanetin 2013/396 sırasında kayıtlı suç eşyalarının 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 4.Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.