Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15736 E. 2025/1333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15736
- Karar No
- 2025/1333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/56 E., 2016/429 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve açılan kamu davasının niteliğine göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca anılan kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcının Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.09.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcının Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 1.Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır. Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır. Gümrük müşaviri sanık ... tarafından düzenlenen resmî belge niteliğindeki 28.03.2013 /EX073603 sayılı ihracat beyannamesinin 5237 sayılı Kanun'un 204. maddesi kapsamında sahte olarak düzenlendiğine yönelik iddianamedeki anlatıma göre sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmî belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasına bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Erenköy Gümrük Müdürlüğünce Mymak Tarım Isıtma Soğ. İnş. İth. ve İhr. Ltd. Şti. adına tescil ve onaylı 28.03.2013 tarihli ve 073603 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların bir kısmının dahilde işleme rejimi kapsamında oldukları ve BİLGE sistemi tarafından kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilerek teslim alınmış statüde bulunduğu halde fiziki muayeneye sunulmadığı belirlenerek tedarikçi ve ihracatçı firma ortakları ile gümrük müşaviri hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılan olayda; ihracat beyannamesinde yazılı 2012/D1-02378 sayılı dahilde işleme izin belgesinin onaylı örneğinin celp edilmesi, dahilde işleme izin belgesinin kapatılıp kapatılmadığının tespiti, dahilde işleme izin belgesinin bulunmaması halinde suça konu ihracat beyannamesi kapsamında parasal iadelerden tedarikçi ya da ihracatçı firmanın istifade edip edemeyeceğinin ilgili Vergi Dairesinden araştırılması, ihracat beyannamesi ekinde yer alan faturaların gerçek olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre hukukî durumları değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.