Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30872 E. 2025/9621 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30872
- Karar No
- 2025/9621
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/286 E., 2020/556 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak, 1. Sanık hakkında tayin edilen neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 375 gün karşılığı adli para cezasında, gün karşılığı adli para cezasının paraya çevrilmemesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesine aykırı davranılması, 2. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 326/son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gereği cezasının 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi ve uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6.maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; 1. Hükmün (3) numaralı bendinin ilk paragrafından sonra gelmek üzere "Sanığa verilen gün para cezasının sanığın sosyal, ekonomik ve şahsi durumu nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL üzerinden 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün (3) numaralı bendinin, ilk paragrafından sonra gelen kısımların çıkartılarak, yukarıda belirtilen eklemeden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326/son fıkrası uyarınca cezasının 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Suçta Kullanılan Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Güvenlik tedbiri niteliğinde olan dava konusu nakil aracının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği cihetle, suçta kullanılan nakil aracının suç tarihinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, sanığın aracı ne şekilde temin ettiğini açıklayamadığı, malen sorumlu şirket yetkililerinin ise dinlenmediği olayda; dava konusu eşyanın değeri nazara alındığında nakil aracının müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek, suç tarihinde nakil aracının kayden maliki olan şirket yetkililerinin dinlenilmesi ve aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile nakil aracı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, nakil aracının iadesine ilişkin kısmının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.