Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/697 E. 2026/1067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/697
- Karar No
- 2026/1067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/25 E., 2025/58 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde; borçluya ait taşınmazların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunanlar ile müvekkili arasında garame yapıldığını, garame hesabında müvekkili alacağının eksik gösterildiğini, bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğunu, ayrıca sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen şikayet olunan ... Varlık Yönetimi A.Ş.’nin haczinin düştüğünü ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Şikayet Olunan ... vekili ve ... Varlık Yönetimi A.Ş. vekili şikayete cevap vermemiş, yargılama aşamasında şikayetin reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2013/138 Esas, 2015/2781Karar sayılı kararıyla; alacağın esas ve miktarına itirazların genel yetkili mahkemelerde ikame edilmesi gerektiği, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 10.12.2013 tarihli kararının şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 21.04.2015 tarih ve 2015/705 Esas, 2015/2781 Karar sayılı ilamı ile şikayetin takip hukuku kurallarının yanlış uygulanması, yani sıraya ilişkin olduğu gözetilerek, duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, şikayetin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemenin 28.03.2022 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen ... İcra Dairesinin 2010/1 Esas sayılı dosyasında 06.01.2010 tarihli takip talebi ile haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin ...'ye 11.01.2010 tarihinde yapıldığı, ...'nin takip tarihinden itibaren %72 faiz talebine itiraz ettiği, asıl alacak ve ihtarname masrafı yönünden itiraz etmediği, takibin işleyecek faiz yönünden durdurulduğu, asıl alacak ve ihtarname masrafı yönünden ise 19.01.2010 tarihinde kesinleştiği, ... Tapu Müdürlüğü'nce 05.01.2010 tarihinde taşınmazlara ihtiyati haciz işlendiği, 13.02.2012 tarihine taşınmazların kıymet takdirinin talep edildiği, borçlu ...’ye ait sıra cetveline konu taşınmazın 05.08.2013 tarihinde satışının yapıldığı, ... İcra Dairesinin 2010/1 Esas sayılı dosyasında en geç 05.01.2012 tarihinde kadar satış talebinde bulunulması gerekmesine rağmen satış talebinde bulunulmadığından şikayet olunan ... İcra Dairesinin 2010/1 Esas sayılı dosyasındaki haczin düşmüş olduğu, yeniden sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğinden şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Mahkemenin 28.03.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.02.2024 tarih ve 2024/191 E., 2024/609 K. sayılı ilamıyla, ... İcra Dairesinin 2010/1 Esas sayılı dosyasında 28.07.2010 tarihinde borçlu firma ve kefilleri ile borcun tasfiyesi konusunda taksitle ödeme sözleşmesi yapıldığı, İİK 111. maddesi gereğince borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 1 06... /e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceği, taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve sürelerin kaldığı yerden devam edeceği, haciz tarihinde yürürlükte bulunan yasa gereğince satış isteme süresinin 2 yıl olduğu, ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü tarih olan 19.01.2010 tarihinden taksitle ödeme sözleşmesinin yapıldığı tarihe kadar 6 ay 9 günlük bir satış isteme süresinin işlediği, geriye 1 yıl 5 ay 21 günlük sürenin kaldığı, taksitle ödeme taahhüdünün ihlal edildiği tarihten itibaren kalan sürenin işlemeye devam edeceği, bu durumda mahkemece taksitle ödeme taahhüdünün ihlal edildiği tarihin araştırılarak, sıra cetveline konu taşınmazın satışının 22.06.2012 tarihinde talep edildiği, satış avansının 28.06.2012 yatırıldığı hususu da dikkate alınarak satış talebinin süresinde olup olmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığı, öte yandan şikayetçi SGK vekilince sıra cetvelinde yer verilen alacağının eksik gösterildiğini, hesaplamanın hatalı olduğu yönündeki itirazı ile ilgili mahkemece değerlendirme yapılmaması da HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğunu beyan etmektedir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporunda Ankara 19. İcra Dairesinin 2011/7904 Esas sayılı dosyada borcunun haricen tahsil edildiği, Karadeniz ... 2. İcra Dairesinin 2010/1433 Esas sayılı dosyasının 24.12.2011 tarihinde işlemden kaldırıldığı, bu dosyaların sıra cetveline dahil edilmesinin mümkün olmadığı, şikayetçi SGK’nın 1. sıradaki alacaklı ile garame payının ise 2.197,62 TL olduğu, sıra cetvelinin usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle şikayetin kabul ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024-191 E. 2024-609 K. sayılı ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ise de bozma ilamı doğrultusunda ... İcra Dairesinin 2010/1 dosyasındaki haczin düştüğünün tespit edilmesi gerekirken bu hususun yerine getirilmediğini, sıra cetvelinde müvekkili kurum için belirlenen alacak miktarının hatalı olduğunu, satış tarihi itibari ile müvekkili kurum alacağının satıştan önce icra dairesine 209.096,00 TL olarak bildirildiğini, garame hesabı yapılırken müvekkili kurumun alacağına esas olarak bu rakamın dikkate alınması gerektiğini, borçlunun yaptığı ödemeler nedeni ile daha sonra borç miktarının değişmesinin dikkate alınmaması gerektiğini, satış tarihi itibari ile alacak miktarı üzerinden garamaten paylaştırmanın yapılması gerektiğini, yine Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği süresinde itiraz ya da şikayet yoluna başvurulmayan icra dosyalarındaki alacaklılar yönünden sıra cetveli kesinleşmiş olduğundan, bu alacaklılar lehine yada aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği gibi, sıra cetveline şikayetin kabulü halinde, bundan yalnızca şikayetçi alacaklının yararlanması gerektiğini, bu doğrultuda ... İcra Dairesi 2010/1 E. sayılı dosyasında satışa konu taşınmazlar üzerine konulan haczinin düştüğü ve sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı dikkat alınarak müvekkili kurumun şikayetinin kabulü ile satış bedelinden ... Varlık A.Ş.'ye ayrılan payın sıra cetveline sadece müvekkil SGK tarafından itiraz edilmesi nedeni ile müvekkili SGK'ya ödenmesine karar verilmesinin gerektiğini, kararın gerekçe yönünden bozulmasını veya düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.
Şikayet olunan ... varlık Yönetimi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ve HMK 297 maddesinin ihlal edildiğini, sıra cetvelinin hangi gerekçeyle iptal edildiğinin açık olmadığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğu ... İcra Dairesinin 2010/1 E. sayılı dosyasındaki haczinin düştüğü iddiasının hukuken geçersiz olduğunu, taksitle ödeme taahhüdünün 10.06.2013 tarihinde ihlal edildiğini, 28.06.2012 tarihinde satış talebinde bulunularak satış avansı yatırıldığını, taşınmazların 05.08.2013 tarihinde satıldığını, haczin ayakta olduğunu, yine davanın kabulü halinde sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın öncelikle davacıya ödenmesine şeklinde eda hükmü kurulması gerekirken, yerel mahkemece sadece "iptal" ve "yeni cetvel düzenlenmesi" kararı verilmesinin de usule aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. Şikayet olunan Gelir İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu, kararın uygulanması halinde daha alt sıralara düşeceklerini, bu durumun haklarını ihlal edeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 13.02.2024 tarih ve 2024/191 E., 2024/609 K. sayılı bozma ilamına uyulmuş ve 16.04.2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 09.09.2025 tarihli ek rapor alınmış ise de bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma yapılmaksızın düzenlenen bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak sıra cetvelinde kendisine pay ayrılmayan ve şikayet konusu yapılmayan alacaklılara ait icra dosyalarının sıra cetveline dahil edilmiş olması gerekçe gösterilerek şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken Dairemizin 13.02.2024 tarih ve 2024/191 E., 2024/609 K. sayılı ilamında belirtilen hususlar gözetilmek suretiyle ... İcra Dairesinin 2010/1 Esas sayılı dosyasında mevcut taksitle ödeme planı incelenerek ödeme taahhüdünün hangi tarihte ihlal edildiği belirlenerek bu tarihten itibaren duran satış süresinin işlemeye devam edeceği, satış talebinin kalan satış isteme süresi içinde yapılıp yapılmadığı ve aynı süre içerisinde satış avansının yatırılıp yatırılmadığı belirlenerek sıra cetveline konu satışı yapılan borçlu ...’ye ait taşınmazlar üzerindeki haczin ayakta olup olmadığının tespiti ile sonuca gidilmesinden ibarettir. Öte yandan, sıra cetvelinde alacaklılara pay ayrılırken, bedeli paylaşıma konu malın satıldığı tarihteki ana para, fer'iler ve takip masrafından oluşan toplam alacak miktarı, satış tarihi itibariyle bilirkişiye hesaplatılmalı, satış tarihi itibariyle kesin alacak miktarı belirlenerek bu alacak miktarını paylaştırmada gözeten bir sıra cetvelinin düzenlenmesi gerektiği gibi şikayet yoluna başvurmayan icra dosyalarındaki alacaklılar yönünden sıra cetveli kesinleşmiş olacağından, bu alacaklılar lehine ya da aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği, sıra cetveline şikayetin kabulü halinde, bundan yalnızca şikayetçi alacaklının yararlanması gerektiği, hususları da dikate alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde şikayet olunan Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.