Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/545 E. 2026/1834 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/545
Karar No
2026/1834
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1252 E., 2025/1384 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/563 E., 2025/256 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar şikayet olunan İflas İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde, iflas idaresi tarafından düzenlenen ve alacaklı sıfatıyla müvekkiline gönderilen pay cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, pay cetvelinin tek başına bir tablodan ibaret olduğunu, tebligat içeriğinde hangi hacizli malın satışından elde edilen tahsilata ilişkin düzenlendiği ve paranın ne şekilde dağıtıldığı hususunda en küçük bir açıklama bulunmadığını, pay cetveli gibi iflas masasındaki paranın dağıtımına ilişkin işlemin afaki, soyut ve anlaşılmaz düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin banka ipotek alacaklısı olduğunu ve rüçhanlı alacaklı kategorisinde bulunduğunu, pay cetveli adı altındaki tablodan ipotekli malın satışından ne kadar tahsilat bulunduğunun anlaşılması gerektiğinin yasal bir zorunluluk olduğunu, şikayete konu pay cetvelinde ipotekli taşınmazın bir kenara, dosyada toplam ne kadar para olduğunun dahi anlaşılmadığını, bu hali ile hukuka uygun bir pay cetveli düzenlenmediğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/3 İflas sayılı dosyasından iflas idaresince düzenlenen pay cetvelinin esas ve usul yönünden iptaline karar verilerek, Kayseri İli, Hacılar İlçesi, 1 pafta, 1 69... parsel sayılı ipotekli taşınmazların satışından müvekkili bankaya 8.230.000,00 TL ilave pay ayrılması suretiyle satış bedelinin tamamının müvekkili bankaya ödenmesi yönünde pay cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; dosyaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İcra Mahkemeleri olduğunu, şikayetin süresinde yapıldığını, pay cetvelinin şikayet eden vekiline 04.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ipotekli taşınmazın satışından sonra şikayet eden tarafından İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde benzer talepli dosyalar açıldığını ve şikayetlerin reddedilerek kesinleştiğini, tapu sicil müdürlüğü 07.01.2008 tarihli cevabına göre de ipoteğin tarla üzerindeki bina ve makinaları kapsamadığını, taşınmaz üzerinde bulunan bina, müştemilat ve mütemmim cüzlerin tapuda kayıtlı olmadığını ve üzerinde ipotek tesis edilmediğinden bunlardan elde edilecek satış bedellerinin rüçhanlı olacak kapsamında olmayacağını, iflas idaresi tarafından pay cetvelinin usulüne uygun olarak düzenlenerek şikayetçiye tebliğ edildiğini, pay cetvelinde önemli olanın herbir alacaklının alacağı miktarın bildirilmesi olduğunu, şikayetin öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli kararı ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, TMK'nın 718. ve 862. maddeleri gereğince ipoteğin taşınmaz üzerindeki bina eklenti ve bütünleyici parçaları kapsaması nedeniyle, iflas idaresi memurlarının rapora karşı itirazları reddedilmiş olup raporun ipoteğin taşınmaz üzerindeki bina eklenti ve bütünleyici parçaları kapsamasına ilişkin kısmı hükme esas alınarak, şikayetçinin 22.399.000,00 TL rüçhanlı rehin alacağı bulunması nedeniyle satış bedelinin tamamının şikayetçiye ödenmesi gerektiğinden şikayetin kabulü ile pay cetvelinin iptaline karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2025 tarihli kararı ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/3 İflas sayılı dosyasından iflas idare memurları tarafından düzenlenen şikayete konu pay cetvelinin şikayet eden banka vekili Av....'a 04.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 15.04.2024 tarihinde sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 15 günlük süre geçtikten sonra işbu şikayetin açıldığı anlaşılmakla kayıt kabul dosyasının İİK'nın 235. maddesinde belirtilen yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, hak düşürücü sürenin şikayet şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu durumda mahkemece, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan dosyanın HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca şikayet şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece alınan bilirkişi raporunda yapılan terditli değerlendirmeye dayalı olarak şikayetin kabulü ile pay cetvelinin iptali yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikayet olunan vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan dosyanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca şikayet şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2025 tarihli kararının süresi içinde şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.10.2025 tarihli kararı ile iflasta pay cetvelinin yapılabilmesi için sıra cetvelinin kesinleşmesi gerektiği, rehinli bir mal masa tarafından satılırsa pay cetvelinde öncelikle rehin alacaklısına pay ayrılacağı, bu mal bedelinden artan miktar olursa masa borçları ödendikten sonra diğer alacaklılara pay ayrılacağı, öte yandan pay cetvelinin sıra cetveline uygun olması gerektiği, dosya arasındaki pay cetvelinde müştekiye ayrılan payın ipotek nedeniyle ilgili olup olmadığı belli olmadığından kanuna uygun bir pay cetvelinden söz etmenin mümkün olmadığı, bu durumun kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiği sonucunu da doğurduğu, pay cetveline yönelik itirazların dava değil, şikayet mahiyetinde olduğu, şikayet edenin sıra cetvelinde hem rüçhanlı (ipotek alacağından kaynaklanan) hem de rüçhansız alacağı yer aldığından pay cetvelinde, alacağın niteliği yazılmadan sadece 2.570.052,69 TL pay ayrılması ve bu pay cetvelinin tebliğ edilmesinin ipotek alacağı (rüçhanlı alacak) için şikayet süresini başlatmayacağı, belirtilen nedenlerle istinaf isteminin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, şikayetin usulden reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve şikayet edenin sıra cetvelinde hem rüçhanlı (ipotek alacağından kaynaklanan) hem de rüçhansız alacağı yer aldığından pay cetvelinde, alacağın niteliği yazılmadan sadece 2.570.052,69 TL pay ayrılması ve bu pay cetvelinin tebliğ edilmesi, ipotek alacağı (rüçhanlı alacak) için şikayet süresini başlatmayacağından süresinde yapıldığı kabul edilen pay cetvelinin iptali talebinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğundan şikayet olunan müflis şirket temsilcilerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayet olunan vekili temyiz dilekçesinde, İİK'nın 241. maddesi uyarınca müflisin mallarının satılarak paraya çevrileceğini ve müflisin malvarlığının kül halinde dağıtılacağını, her yapılan satış için ayrı ayrı pay cetveli düzenlenmeyeceğini, kesinleşen sıra cetveline uygun olarak pay cetvelinin düzenlendiğini, İİK'da pay cetveli düzenlenirken müflisin hangi malvarlığının ne tutarda satıldığı ve bu tutardan ne miktarda alacaklılara pay ayrıldığının gösterilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığını, iflas hukukundaki pay cetvelinin haciz hükümleri uyarınca düzenlenen sıra cetveli gibi olmadığını, İİK'da pay cetvelinin şekli ve neleri içermesi gerektiği ile ilgili bir düzenleme bulunmayıp tek şartın sıra cetveline uygun olması olduğunu ve pay cetvelinin tamamen sıra cetveline uygun düzenlendiğini, şikayetçinin sıra cetvelindeki rüçhanlı alacaklılar kısmına müflisin gayremenkulüne konulan ipoteği ile girdiğini, şikayet edenin 1 69... parsel sayılı taşınmazlardaki ipoteğinin kapsamına arsa üzerindeki bina ve eklentilerin de girdiği yönündeki itirazının daha önceki mahkeme kararları ile hüküm altına alındığını ve ipoteğinin bina ve eklentilerini kapsamadığının kesinleştiğini, ilgili kararlar gereği şikayetçinin hangi tutarda sıra cetvelinde ve pay cetvelinde rüçhanlı alacaklılar arasında olduğunu bildiğini, alacağın miktarı, sebebi, sırası, kabul ve red edilen tutarların sıra cetvelinde görülen hususlar olup, pay cetvelinde bu hususların tekrar gösterilmesinin zorunlu olmadığını, şikayetçinin ipotek ile teminat altına alınmayan alacağının İİK'nın 206/4. madde gereği belirtilen sıraya uygun olarak adi alacak olarak yazıldığını ve buna ancak sıra cetveli aşamasında itiraz edilebileceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki talep iflas dosyasında, iflas idaresince düzenlenen pay cetvelinin usul ve esas yönünden iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla ve özellikle pay cetvelinin kesinleşen sıra cetveline uygun olacağına, düzeltilmiş ek sıra cetveline göre şikayet edenin 13.000.000,00 USD (04.03.2009 tarihi itibariyle 22.399.000,00 TL) ipotekli alacağının bulunmasına, TMK'nın 862. maddesinde belirtilen rehnin kapsamına, sıra cetveline konu ve rehinli olan 1 69... parseller ile mütemmim cüz ve eklentilerinin toplam 10.800.000,00 TL'ye satılmış olmasına ve rehin tarihi itibariyle ilk ipoteğin 1. dereceden müşteki lehine tesis edilmiş olmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Şikayet olunan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/545, K. 2026/1834, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-545-e-2026-1834-k-052f379c3b33