Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/901 E. 2026/1299 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/901
Karar No
2026/1299
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/901 Esas

KARAR NO: 2026/1299

İNCELENEN EK KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: .../04/2026

NUMARASI: 2026/... D.İş - 2026/... K.

DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; Davalıların, talep eden şirketin tescilli "..." markası ile iltibas yaratan "..." ibaresini kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet eylemlerinin, internet ortamındaki kullanımlarının ve ticari kayıtlarının ivedilikle tespiti ve delillerin karartılmasının önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

İlk derece mahkemesinin .../04/2026 tarihli ek kararı ile; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ... ... ... Şirketi'nin ... yılından beri sektörde faaliyet gösteren köklü bir kuruluş olduğunu, davalı ...'nin ise müvekkilinin eski bir çalışanının yakını tarafından kurulduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tescilli markası olan ... ... ibaresini ters çevirerek ... ... şeklinde kullanmak suretiyle kötü niyetli bir taklit stratejisi izlediğini, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle tüketici nezdinde ciddi bir iltibas ve karıştırılma riski bulunduğunu, 09/03/2026 tarihli eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen ihtiyati tedbirin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kelimelerin yer değiştirmesinin iltibası ortadan kaldırmayacağını, ihtiyati tedbir incelemesinde tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu belirterek, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak davalı tarafın ... ibaresini ticari faaliyetlerinde kullanımının ihtiyati tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :

Talep, davalıların, talep eden şirketin tescilli "..." markası ile iltibas yaratan "..." ibaresini kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet eylemlerinin, internet ortamındaki kullanımlarının tespiti ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

Talep eden davacı vekili ; müvekkili ... ... ... A.Ş.’nin ... yılından bu yana ... ve kimya sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresini ticaret unvanı ve marka olarak kullandığını, davalı ... ... .... Şti.’nin müvekkilinin eski çalışanının yakını tarafından kurulduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait “...” ibaresini oluşturan kelimeleri ters çevirerek “...” şeklinde kullandığını, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle tüketici nezdinde iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı kullanımının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımların tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

Davacı adına tescilli 11...2018 başvuru tarihli ... numaralı “...” ibareli markanın .... sınıfta sanayide, bilim sahasında, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, işlenmemiş suni reçineler ve plastikler dahil çeşitli mallar, 35. sınıfta ise reklamcılık, ticari hizmetler ve ilgili malların satışına yönelik hizmetler bakımından tescilli olduğu görülmektedir.

09.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait “....com.tr” internet sitesinin alan adı kayıt tarihinin 30.12.1999 olduğu, sitede ... logosu kullanıldığı ve ... ürünlerine ilişkin içerik bulunduğu, davalıya ait “...” internet sitesinin alan adı kayıt tarihinin 28.07.2025, geçerlilik sona erme tarihinin 28.07.2026 olduğu, sitede ... ... logosunun kullanıldığı, her iki internet sitesinin ... ve ... hammadde içerikli olduğu, polipropilen (...), ... (...) türevleri ve stiren bazlı ürünlerin (..., ..., ...) her iki firmada ortak ürün grupları arasında bulunduğu ; taraf markalarının “kimyasallar” ve “kimyasalların satışı” hizmetleri bakımından aynı veya benzer alanda bulunduğu, ancak ilgili tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu, davacı markasının mor renk ağırlıklı “...” kelimesi, grafik tasarım, nokta dizilimi ve “... dağıtımında rekabetçi ruh” sloganından oluşan kompozit marka niteliğinde olduğu, davalı kullanımının ise siyah zemin üzerinde “... ...” ibareleri ve deney tüpünü andıran şekil unsurundan oluştuğu, “...” ibaresinin kimyasal, “...” ibaresinin Avrupa çağrışımı yaptığı ve bu unsurların sektörde kullanılması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğu markalar arasında ortak “...” ve “...” unsurları bulunmakla birlikte kelime dizilimi, renk kompozisyonu, yazı karakteri, şekil unsurları ve genel görsel izlenim bakımından farklılık bulunduğu, ilgili tüketici kitlesinin bu farklılıkları ayırt edebileceği, markaların önceki markanın varyantı veya idari-ekonomik bağlantılı işletmelere ait markalar olarak algılanmayacağı, karıştırılma ihtimali olmadığı, davalı kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği, kötü niyet değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

Mahkemenin ....04.2026 tarihli ek kararı ile; bilirkişi raporunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının bildirildiği mevcut delil durumu itibarıyla ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Dosya kapsamına göre, talep eden adına tescilli ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın ... ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, karşı tarafça “... ...” ibaresinin aynı faaliyet alanında ... ve kimyasal ürünler sektöründe kullanıldığı, tarafların faaliyet alanları ve kullanılan emtialar yönünden benzerlik bulunduğu, talep edenin tescilli markasını oluşturan “.../...” ve “...” ibarelerinin karşı taraf kullanımında yer değiştirilerek “...” şeklinde kullanıldığı, her iki işarette de aynı sözcük unsurlarının bulunduğu, şekil unsurlarının ayırt edici olmadığı, “...” ve “...” ibarelerinin aynı kelime unsurlarından oluşması, aynı sektörde ve benzer emtialar üzerinde kullanılması nedeniyle ilgili tüketici nezdinde işletmesel bağlantı ve seri marka algısı yaratabileceği ve bu durumun karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği kanaatine varılmış, tüketici dikkat seviyesinin yüksek olması tek başına markalar arasındaki benzerlikten kaynaklanan iltibas ihtimalini ortadan kaldırmayacağından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları bakımından ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği halde hatalı değerlendirme içeren rapora dayalı tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin .../04/2026 tarihli ek kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, tedbir talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

...-İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../04/2026 tarih, 2026/... D.İş 2026/... K. Sayılı D.iş Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/901, K. 2026/1299, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-901-e-2026-1299-k-110086190e69