Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/538 E. 2026/947 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/538
Karar No
2026/947
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/95 E., 2025/1512 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/292 E., 2021/447 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ş. ile müvekkili banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile de kredinin kat edildiğini, davalı tarafından düzenlenen ... borcunun tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkiline temlik ve ciro edilen senet hakkında ... 2. İcra Dairesinin 2018/13890 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğini, bu kapsamda ... Belediye Başkanlığı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne haciz müzekkeresi tebliğ edilmiş ise de, borçlunun hak ve alacaklarına davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. tarafından birinci sıradan haciz konulduğunun anlaşıldığını, ancak adı geçen davalı tarafından başlatılan takibin muvazaalı olduğunu, itiraza konu 25.09.2018 tarihinde başlatılan takipte tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu vekili Avukat ... tarafından borcun 4.800.000,00 TL'lik kısmı yönünden işleyecek sürelerden feragat edildiğini, bu durumun yalnızca muvazaalı takiplerde görüldüğünü, borca itiraz etmeyen borçlunun adresi itibariyle yetkisiz olan icra dairesinin yetkisine de itiraz etmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğu bononun vade tarihinin 14.09.2018 olduğunu, ayrıca ... 43. Noterliği'nin 18.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiğini, bunun üzerine borçlu tarafından alelacele ve sözde alacak yaratmak amacıyla yüksek meblağlı faturalar kesildiğini, bu faturaların ikisinin 18.09.2018 tarihinde düzenlendiğini, diğerlerinin ise borçlunun ödemede sıkıntılar yaşamaya başladığı 2018 yılının Temmuz ve Ağustos aylarına ait olduğunu ve 2015 yılı ... Şube Müdürlüğü işine ilişkin olduğunu, müvekkilinin takip tarihinin 24.09.2018 olduğunu, davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin takip tarihinin ise 25.09.2018 olduğunu, davalının sözde alacağı faturaya dayalı olup fatura alacağının muaccel olup olmadığı da belli değilken borçlunun kambiyo senetlerini ödememesi tarihlerinden hemen sonra takibe geçilmesinin alacağın aslında olmadığı ve borçlu ile davalı şirket arasında organik bağ olduğunun ispatı olduğunu, davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin sermayesi itibariyle yalnızca davalı borçlu ile 5 milyon TL'lik iş yapabilecek durumda olmadığını, fatura konusu işler ... Yapı A.Ş. tarafından yapılmasına rağmen sanki davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. tarafından yapılmış gibi fatura kesilerek muvazaalı olarak başlatılan takip ile de icra dosyası ile tahsil edilecek bedellerin tekrar borçluya geri dönmesinin hedeflendiğini, kamu ihalelerinde sözleşme konusu işlerin bizzat ihale alıcısı tarafından yürütülmesi gerektiğinden borçlu tarafından diğer davalıya işin taşeronluğunun verilmesinin de söz konusu olmadığını, ayrıca daha evvelde borçluların muvazaalı olarak iş makinelerini mayıs ayında kendileri ile bağlantılı bir şirkete devir gösterdiğini, bu tasarrufun da taraflarınca iptalinin talep edildiğini, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline yapılan itirazlar bakımından ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan davalının alacağını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile ... 25. İcra Dairesinin 2018/25935 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 08.02.2018 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalı ... Yapı İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. alacağının muvazaalı olması sebebi ile sıra cetvelinden çıkarılmasına ve davalı alacaklıya isabet eden 393.530,14 TL'nin müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı ... ... Bankası A.Ş. vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi kredi müşterisi olan ... Altyapı A.Ş.'ye ... Yapı A.Ş., ... Altyapı A.Ş., ... ve ...'un müteselsil kefaletiyle krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ... 6. Noterliği'nin 30.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiğini, akabinde kredi borçlusu ile müteselsil kefiller aleyhine ... 13. İcra Dairesinin 2019/128 Esas sayılı dosyasından haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, gönderilen haciz ihbarnamesi üzerine verilen cevapta borçlu ... Yapı A.Ş.'nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü nezdindeki alacaklarına diğer alacaklıların hacizlerinden sonra gelmek üzere 10. sırada ihtiyati haciz işlendiğinin bildirildiğini, İSU kayıtlarında 2. sırada, 27.09.2018 tarihli kesin haczi görünen haciz alacaklısı ... 25. İcra Dairesinin 2018/25935 Esas sayılı dosyasına borçlunun idare nezdindeki toplam 2.987.934,60 TL alacak tutarının gönderildiğini, düzenlenen 15.02.2019 tarihli sıra cetvelinde bu icra dosyasının ilk sırada gösterildiğini, ayrıca bu icra dosyasına konu alacağın 1.350.000,00 TL'lik kısmının ... 19. Noterliği'nin 22.02.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı alacak devri sözleşmesi ile Kataroğlu İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye devir ve temlik edildiğini, sıra cetvelinde pay ayrılan icra dosyasında 27.09.2018 tarihinde konulan haciz geçersiz olduğu gibi ayrıca icra dosyasına konu alacağın muvazaalı olduğunu, itiraza konu ilamsız icra takibinin fatura alacaklarına dayalı olarak 25.09.2018 tarihinde başlatıldığı, borçlu ... Yapı A.Ş. adına çıkartılan ödeme emrinin 27.09.2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine borçlu vekili ... aynı tarihte UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile borcun 4.800.000,00 TL'lik kısmını kabul ettiğine dair beyanda bulunmuş ise de, itiraz ve diğer yasal sürelerden feragat ettiğini beyan etmediğinden söz konusu takibin 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 05.10.2018 tarihinde kesinleşecek olması sebebiyle yasal haciz isteme hakkı doğmadan 27.09.2018 tarihinde konulan haczin geçersiz olduğunu, geçerli bir haciz olmadan pay ayrılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki yasal sürelerden feragat edildiği düşünülse dahi bu hususun İİK'nın 20. maddesi gereğince sadece takibin taraflarını bağlayacağından 3. şahıslara dolayısıyla müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, itiraza konu icra takibine konu edilen alacağın gerçek bir alacak olmadığını, takibin dayanağı olan faturaların gerçek bir alacağa dayanmadığını, borçlu ... Yapı A.Ş. ile davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin anlaşmalı ve muvazaalı bir biçimde borç ilişkisi oluşturarak alacaklılardan mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini, ödeme emrine karşı borçlunun borcu kabul ettiğine dair beyanda bulunmasının takibin muvazaalı olduğuna dair açık emare taşıdığını, borçlunun adresine göre ... İcra Daireleri yetkili olmasına rağmen borçlu tarafından yetkiyi itiraz edilmemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, itiraza konu icra takibinin dayanağı faturaların tarihlerinin 21.07.2018, 09.08.2018, 18.09.2018 olsa da faturalara konu edilen alacakların büyük bir çoğunluğunun 2015 yılı ... ... Şube Müdürlüğü'ne yapılan işlerden kaynaklandığını, 2015 yılına ait işler için 2018 yılında dava dışı borçlu hakkında takiplerin başlatılması ile aynı tarihlerde fatura düzenlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, borçlu hakkında özellikle alacaklı bankalar tarafından icra takibi başlatılmasının hemen öncesinde muvazaalı bir alacak oluşturularak takip başlatılmasının davalı alacaklı ile dava dışı borçlu arasındaki organik bağı gösterdiğini, faturaların kesildiği tarihte nakdi sermayesi 1.050.000,00 TL olan davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin borçlu şirkete yaklaşık 5.000.000,00 TL tutarında iş yapması ve fatura kesmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçlu ... Yapı A.Ş. tarafından bir takım işler yapılmış ise de bu işlerin diğer davalıya fatura edilerek muvazaalı bir takip başlatılması ve tahsil edilecek bedellerin borçluya geri dönmesinin hedeflendiğini, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline yapılan itirazlar bakımından ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan davalının alacağını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek, 15.02.2019 tarihli sıra cetvelinde yer alan davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin sırasına ve alacağına yönelik itirazlarının kabulü ile yargılama giderleri de dahil olmak üzere, sıra cetvelinde ve derece kararında davalı ... Yapı İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'ye (Temlik alan Kataroğlu İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.) ödenmesine karar verilen 2.987.934,60 TL'nin müvekkili bankanın alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. tarafından ... 25. İcra Dairesinin 2018/25935 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı borcun bir kısmının kabul edilmiş ve sürelerden feragat edilmiş olmasının icra takibinin muvazaalı olduğunu göstermediğini, davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirketin ana yüklenicisi olduğu iki işin de resmi alt yüklenicisi olduğunu, icra takibine konu faturaların da bu hizmeti sebebiyle düzenlendiğini, düzenlenen faturaların sadece bu faturalardan ibaret olmadığını, davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin, yaptığı işlerin resmi makamlar tarafından da onaylandığını, davacı bankanın icra takibine konu ettiği bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ve vade kısmının boş bir şekilde davacıya teslim edildiğini, bu konu ile alakalı olarak taraflarınca davacı aleyhine ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/919 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... Yapı İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; borçlunun ödeme emrine karşı borcun varlığını kabul ederek sürelerden feragat etmesinin tek başına muvazaayı gösteren bir vakıa olmadığını, zira burada borçlu tarafından kanun maddesi olarak düzenlenen bir hakkın kullanılmasının söz konusu olduğunu, müvekkili ile borçlu arasındaki sözleşmelerden birinin ifa yerinin ... olması sebebiyle takibin ... Adliyesinde başlatıldığını, ayrıca yetkiye itiraz ile ilgili durumun müvekkili ile alakalı olmayıp tamamen borçlunun tercihinde olduğunu, müvekkili ile borçlu ... Yapı A.Ş'nin ticari faaliyetlerinin ilk olarak tarafların 30.10.2016 tarihinde yaptıkları Kocaeli İli ... İlçesi İçmesuyu Kanalizasyonu ve Yağmursuyu Hatlarının Onarım ve Yenileme İnşaatı Sözleşmesi ile başladığını, bunu 27.12.2017 tarihinde 2015 yılı ... ... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım Sözleşmesinin takip ettiğini, bu sözleşmelere uygulanacak İdari Şartnamenin 18. maddesi uyarınca ihale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabileceğinin düzenlendiğini, alt yüklenici olan müvekkiline ana firma olan borçlu tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle ... 25. İcra Dairesinin 2018/25935 Esas sayılı dosyasında 21.07.2018 tarihli, 625.246,24 TL bedelli, 09.08.2018 tarihli, 947.884,56 TL bedelli, 09.08.2018 tarihli 1.357.013,12 TL bedelli, 18.09.2018 tarihli 774.410,41 TL bedelli ve 18.09.2018 tarihli 1.328.131,51 TL bedelli faturalara dayalı icra takibi başlatıldığını, işin büyük çoğunluğu müvekkilince yapılsa da, ihaleyi alan borçlu şirket olduğundan düzenlenen hakediş raporuna karşılık gelen ödemelerin de borçluya yapıldığını, bu hakediş raporlarına karşı müvekkili tarafından düzenlenen faturaların ise borçlu tarafından ödenmediğini, müvekkili tarafından yapılan tüm işler kurumların denetiminde olduğundan davacının iddia ettiği gibi faturaların alelacele ve sözde alacak yaratmak amacıyla kesilmiş olmasının mümkün olmadığını, yine davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin alacaklarının 2015 yılının işinden kalan alacaklar olmayıp mevcut ihalenin adının 2015 yılı ... ... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Atıksu ve İçme Suyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım ve Rehabilitasyon İşi olduğunu, kaldı ki sözleşmenin de 27.12.2017 tarihinde yapıldığını, davacı banka ile müvekkili tarafından başlatılan takipler arasında bir gün ara olmasının tesadüf olduğunu, müvekkilinin bahse konu faturaları düzenleyebilecek ve bu işleri yapabilecek durumda olmadığı iddia edilmiş ise de, bir şirketin nakdi sermayesine bakılarak yüksek meblağlı işler yapamayacağı kanaatine varılmasının yanlış olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin alacağının temlikname ile garanti altına alınmaması hususu sorgulanmış ise de, borçlu tarafından müvekkiline böyle bir taleple gelinmediği gibi müvekkilinin de bu yöndeki tüm çabalarının sonuçsuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. resmi alt yüklenici olarak borçlu ... Yapı A.Ş.'ye ait alt yapı işleri yaptığı ve çalıştırdığı dönemler ve işler itibari ile aralarında alacak borç ilişkisi olduğu, buna istinaden beş adet faturaya dayalı alacaktan dolayı ... 25. İcra Dairesinin 2018/25935 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, borçlu ... Yapı A.Ş. tarafından dosya borcunun 4.800.000,00 TL olan kısmının kabul edilerek geri kalan kısma itiraz edildiği, ... Yapı A.Ş.'nin ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre ... Yapı A.Ş. ile davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılında başladığı, halen alacaklının davalı ... Yapı ... Ltd. Şti. olarak devam ettiği, takibe konu faturaların ... Yapı A.Ş. ile davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin ... defterlerinde kayıtlı olduğu, farklı deyişle davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin 2015, 2016, 20 17... yıllarında ... Yapı A.Ş.'den sözleşme ile yüklenerek aldığı işleri teslim ettiği ve bu nedenle düzenlediği faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanan faturalar olduğu, takip tarihi olan 25.09.2018 tarihi itibari ile davalı ... Yapı ... Ltd. Şti.'nin, ... Yapı A.Ş.'den 4.727.591,94 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen davaya yönelik asıl davada davalı ...Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacaklı olduğu icra dosyasında, sıra cetveline konu olan borçlunun 3. kişi olan ... Genel Müdürlüğü nezdinde olan alacağı için haciz müzekkeresi yazılmış ise de, müzekkerenin tebliğ edildiği 10.10.2018 tarihinde borçlunun 3. kişi nezdinde doğmuş bir alacağının bulunmadığının bildirildiği, icra dosyası kapsamında 3. kişiye yazılıp tebliğ edilen bir haciz ihbarnamesine de rastlanmadığı, borçlunun, 3. kişi olan idare nezdindeki alacağı 26.10.2018 tarihinde doğduğuna göre önceki haciz müzekkeresine dayalı bu alacağın üzerine haciz tesisi mümkün olmadığı, alacağın doğduğu bu tarihten sonra ise haciz konulması için haciz müzekkeresi yada haciz ihbarnamesi yazılmadığı,. Zaten sıra cetvelinde de ilk yazılan haciz müzekkeresine değer verilerek davacının haciz tarihinin 10.10.2018 olarak belirtildiği buna göre sıra cetveline konu borçlunun 3. kişi nezdinde ... alacak tutarı üzerinde davacının alacaklı olduğu icra dosyasından geçerli bir haciz bulunmadığı anlaşılmakla davacının sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen davanın tarafı olmayan davalı ...Ş.'nin birleşen davaya yönelik tesis edilen karara karşı istinaf hakkı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın usulde reddine; birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; İİK m. 78 gereği haciz müzekkeresi ile borçlunun üçüncü kişi nezdinde doğacak alacaklarının haczinin mümkün olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/538, K. 2026/947, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-538-e-2026-947-k-2ba943ee2119