Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/544 E. 2026/3778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/544
- Karar No
- 2026/3778
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/300 E., 2025/1863 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/746 E., 2023/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 08.01.2021 tarihli yazıyla; Provizyon sistemine gerçeğe aykırı olarak reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2020 yılı İlaç Temin Protokolünün (5.3.9.) maddesi uyarınca 1. kez yazılı uyarı ve 65.682,15 TL cezai şart uygulandığının ve 12.890,29 TL reçete bedelinin tahsil edileceğinin bildirildiğini, cezai işleme konu ilaca ilişkin olarak tanı olmadığı halde teşhis kodu girilmesi durumunun eczanedeki yoğunluktan kaynaklı sehven gerçekleştiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işlemini mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davacının, taraflar arasındaki sözleşme ve yürürlükteki Sağlık Uygulama Tebliği(SUT) hükümlerine aykırı olarak, reçetede tanısı olmayan ilacı dava dışı hastaya vererek düzenlediği fatura ile reçete bedelini davalıdan tahsil ettiği, davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin ve kesintinin haklı ve miktar itibariyle doğru hesaplandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı, davalı Kurum işleminin dayanağı olan 2020 yılı Eczane Protokolünün (5.3.9.) maddesinin; "Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz." hükmünü içerdiği, madde metininin içeriğinden Provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılmasının sehven yapıldığının tespiti halinde bu hükmün uygulanmayacağının anlaşıldığı, somut olayda dava dışı hastaya ait 7 kalemden oluşan reçetedeki 246,14 TL bedelli "Budenofalk 50" isimli ilaca ilişkin olarak sehven teşhis kodu girildiği, ancak söz konusu ilacın kanser hastası olan hasta tarafından bu reçeteden önce ve sonrasında da kullanılmakta olduğunun tüm dosya kapsamı ve dava dışı reçete sahibi hastanın 01.07.2022 tarihli celsede verdiği yeminli tanık beyanından anlaşıldığı, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından uygulanan 1. kez yazılı uyarı, 65.682,15 TL cezai şart ve 12.890,29 TL reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemlerin iptali ile taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı eczacının savunmasında bahsi geçen Polimiyozit tanılı raporun düzenlenme ve etken maddenin rapora eklenme tarihinin cezai işleme konu reçetenin düzenlendiği tarihten sonra olduğunu, Protokolün (5.3.9.) maddesi gereği cezai şart hesaplanırken ilaç bedelinin değil reçete bedelinin esas alınması gerektiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da anılan Protokol maddesini ihlal eden davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2020 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca, davacı aleyhine uygulanan yazılı uyarı, cezai şart ve reçete bedelinin tahsili işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. 1. Hukukumuzda sözleşme özgürlüğü (serbestisi) ve sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkeleri kabul edilmiştir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, taraflar sözleşmenin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilirler. Serbestçe belirlenen sözleşme hükümlerinin, taraflar arasında edim ve karşı edime ilişkin bir denge unsurunu barındırması gerekir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi, beraberinde tamamlayıcısı olan sözleşmeye bağlılık ilkesini getirmektedir. Bu ilke gereğince, hukuki güvenliği sağlamak amacıyla belirlenmiş sözleşme hükümlerine tarafların bağlı kalması beklenir. 2020 yılı Eczane Protokolünün (3.2.1.) maddesi; "Eczane, Kurum mevzuat hükümleri, sözleşmede düzenlenen usul esaslar ile Yönetmelik kapsamındaki mevzuat hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu kabul ve taahhüt eder."; (5.3.9.) maddesi; "Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz. " şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davalı Kurum tarafından yapılan rutin reçete kontrollerinde, davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu .... Eczanesi tarafından fatura edilen 05.08.2019 tarihli e- reçetede yer alan ".... 50 kapsül" isimli ilacın ödenmesi için gerekli olan "Otoimmun hepatit teşhisi dışındaki prospektüs endikasyonları" tanısının reçetede bulunmamasına rağmen, Provizyon sistemine "349-Otoimmun hepatit teşhisi dışındaki prospektüs endikasyonları" teşhis kodu girildiği tespit edilerek, davacı hakkında 2020 yılı Protokolünün (5.3.9.) maddesi uyarınca 1. kez uyarı ile 65.682,15 TL cezai şart uygulanmasına ve 12.890,29 TL yersiz ödeme bedelinin davacıdan tahsiline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince eczacı, SUT uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan 03.11.2022 tarihli kök ve 05.12.2022 tarihli ek raporda; Kurum ile sözleşmesi olan eczanelerin SUT ve Protokol hükümlerine uygun olarak reçete karşılamak durumunda olduğunun, reçetenin MEDULA sistemine kaydı sırasında sadece reçetede olan bilgilerin aslına uygun ve hekimin yazdığı şekilde girilmesi gerektiğinin, reçetede Kurumun ödemesi için gerekli teşhis yok ise hastanın hekime giderek bu teşhisi ekletmesi ya da hastanın bu ilacı ücreti ile alması gerektiğinin, reçetede tanısı olmayan bir teshiş kodunun ilacı ödetmek amacıyla MEDULA sistemine girildiğinin, bu işlemin kasıtlı yapılmış olup olmamasının öneminin olmadığının, ancak eczane pratiğinde işlemin sehven yapılamayacağının, ilacın ödenmemesi üzerine reçeteyi karşılayan kişi tarafından özellikle girilmiş olması gerektiğinin, hekimin yazmadığı bir teşhis kodunun reçete karşılanırken girilmesinin SUT hükümlerine aykırılık oluşturduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; reçetede tanısı olmayan teshiş kodunu MEDULA sistemine girmek suretiyle 2020 yılı Protokolünün (5.3.9.) maddesini ihlal eden davacı hakkında uygulanan 08.01.2021 tarihli Kurum işleminin Protokol ve mevzuata uygun olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.