Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1266 E. 2026/953 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1266
Karar No
2026/953
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/716 E., 2025/196 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2024/57 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının 16 69... parseldeki toplamda 44 daire olan inşaatın sığınak, asansör odası dahil olmak üzere 44 dairesinde de balkon altları da dahil alçı, boya, stropiyer yapımı konusunda ve 185.000,00 TL karşılığında anlaştığını, 15.01.2021 tarihli sözleşme altında ...'ın beyanının bulunduğunu, müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmesine rağmen işi alan karşı tarafın sözleşmeden ... edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, işin aksamasına, işin aksaması nedeni ile işi daha yüksek bedellerle başka başka kişilere yaptırmasına ve en önemlisi inşaatın geç teslim edilmesine neden olduğunu, davalı tarafın ücretini tam ve eksiksiz almasına rağmen işi bitiremediğini ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen toplam 185.000,00 TL'nin tamamlanmayan kısmı üzerinden tespit edilecek bedelin sözleşme kuruluş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlar noktasında da şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi ile müvekkilin 15.01.2021 tarihli iş sözleşmesinin yapıldığını, davacının 185.000,00 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, işin teslim tarihinin sözleşmeye yazılmadığını, davacı tarafın sözleşmede olmayan fazla işler yapılmasını istediğini, davacı tarafın inşaat işindeki ilgili malzemeleri süresinde ve zamanında işyerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili ve ekibinin boşta kaldığını, kendilerine gelen başka işi alma imkanın da bu yüzden olmadığını, davacı tarafın sürekli oyalayıcı ve ... kırıcı sözler kullanması nedeniyle, müvekkilinin uzun süre boşta işsiz kalacağını değerlendirerek davacı şirket yetkilisi ile görüşerek işin böyle yürümesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tamamlanmayan kısım üzerinden bedel iadesi ve maddi tazminat talepli davanın reddine, manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye 185.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilerek fazla ödediği bedelin istirdatı talep edilmiş ise de; sözleşme altında yazılı ibarenin bedel içermediği, davalı yüklenici tarafından yapılan işlerinin bedelinin 40.800,00TL olarak tespit edildiği, bu miktardan daha fazla bir ödemenin yapıldığının davacı iş sahibi tarafından ispat edilemediği, davacı iş sahibinin işin yapılması konusunda başka yüklenicilerle anlaştığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu sözleşmede açıkça davalının bedelin tamamını aldığının yazdığını, davalının imzasına rağmen eksik ücret aldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hayatın olağan akışına göre kısmi bir ödeme yapılmış ise kendisine ödenen kısmın miktarı belirtilmek suretiyle sözleşmeye şerh düşülmesi gerektiğini, sözleşmenin net olduğunu, net olan hususlarda dahi davalı tarafın gerçekliğe aykırı beyanda bulunduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın işi yarım bıraktığı hususunun kendi beyanları ile bile sabit bir husus olduğunu, yine davalının sözleşme bedelinin tamamını aldığını, buna ilişkin yazıyı imzaladığını, yarım kalan işleri ise sözleşme ile belirtilen bedellerle başkalarına tamamlattıklarının da yazılı delillerle sabit olduğunu, mahkemece dinlenen davalının tanıklarının tamamının davacının ya akrabası ya da davacının başkaca olaylar nedeni ile husumetli olduğu şahıslar olup, delillere aykırı öğretilmiş olduğu konusunda ciddi şüpheler barındıran beyan verdiklerini, yine dosya kapsamında mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ile davalı tarafın işi yarım bırakıp gitmesi nedeniyle işin gecikmeye uğradığına ilişkin teknik analiz içeren bilirkişi raporu düzenlendiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle ... zararın tazmini gerektiğini, her ne kadar davalı tanıkları inşaatın yapımı için gerekli malzemelerin geç gelmesi sebebiyle işi tamamlayamadıklarını ifade etmiş iseler de aynı zamanda işi bir sonraki devralan kişilerin tamamladıklarını da belirttiklerini, malzeme temini noktasında güçlük çeken bir firmanın davalı işi bıraktıktan sonra da malzeme sıkıntısı çekmeye devam etmesi gerektiğini, davalı tarafın sözleşme konusu iş için anlaşıp parasını aldıktan sonra işi yarım bıraktığını geciktirdiğini ve başkaca işlere devam etmek için inşaatı terk ettiğini, bu hususların da bizzat davalı tarafın beyanları ile sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödeminin istirdadı, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1266, K. 2026/953, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1266-e-2026-953-k-b1b9c9d91fdf