Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/570 E. 2026/938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/570
Karar No
2026/938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1160 E., 2025/1590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2023/90 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı borçlu ...'dan olan alacağın tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/27099 E. sayılı dosyasında başlattığı icra takibinde haciz konulan borçlu taşınmazının satışından elde edilen paranın paylaştırılması için İstanbul 6. İcra Müdürülüğü'nün 2012/7717 E. sayılı dosyasında sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinin birinci sırada ödeme yapılmasına karar verilen davalı ... Dairesinin haczinin dava dışı borçlu ...'un sahibi olduğu şirkete ait vergi borçlarından dolayı konulduğunu, davalı idarenin, asıl borçlu şirketin aciz halinde olduğunu tespit etmeden ve dava dışı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi başlatmadan haciz koyduğunu, davalının dava dışı borçlu nezdinde doğmuş bir alacağının olmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptal edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinin usulüne uygun olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARAR İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurumun alacağının 116.042,72 TL olarak birinci sırada kayıtlı olduğu, haciz tarihinin 14.03.2005 tarihi olduğu, dosyaya sunulan tüm delillerin, belgelerin incelenmesi sonrası raporların içeriğinden davalı kurumun taşınmazlar kaydına işlenmiş olan hacizlerinin 6183 sayılı Yasa'nın takip süreçleri tamamlandıktan sonra konulduğu, bu nedenle davalı kurumun sıra cetvelinde yer almaması gerektiği, davacı tarafından diğer alacaklıların alacaklarına dair herhangi bir itirazının olmadığının anlaşıldığı, söz konusu sıra cetvelinden davalının çıkarılmasının uygun olmadığı yönündeki sunulan raporlardaki açıklamalar ve davacı tarafından davalı kurumun sırasına itiraz edildiğinden söz konusu sıra cetvelinin iptalinin tüm alacaklıları etkileyeceği bu nedenle sıra cetveli iptal edilmeksizin, davacının icra dosyasındaki alacak miktarı kadar davacının alacaklı olduğu icra dosyasına ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalıya isabet eden 116.042,72 TL'den 20.775,51 TL'nin davacıya ödenmek üzere ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/27099 sayılı dosyasına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Dairesinin borçlu şirket yetkilisine, şirketin borcundan dolayı doğrudan icra takibi başlatması usulsüz olduğundan davalının sıra cetvelinin birinci sırasında yer almasının hatalı olduğu, sıra cetveline konu taşınmazın 08.09.2015 tarihinde satıldığı, İcra Müdürlüğünce satış tarihi itibarıyla davacının alacağının ne kadar olduğu icra dosyasından sorularak yeniden sıra cetveli düzenlemesi gerektiği, bu sebeple mahkemece sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idarenin haciz işleminin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre uygulandığını, şirket yetkilisi olan dava dışı borçluya doğrudan takip işlemlerine başlanılmadığını, öncelikle asıl borçlu olan ... Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti'ne tahakkuk eden vergi borçlarının tahsili için ödeme emri düzenlendiğini, borcun tahsil edilememesi üzerine şirketin mal varlığının araştırıldığını ve sonrasında şirket yetkilisi dava dışı borçluya takip işlemlerine geçildiğini ve ödeme emri gönderildiğini, 231 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı AATUK'nın 35/1. maddesi uyarınca, ... temsilciler ve ... hakkında takip yapılabilmesi için yeterli şartların oluştuğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Limited şirket ortak ve yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre kamu alacağının alacaklısının, borçlu şirketin ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidebilmesi için, borçlu şirket hakkında takip yapmış olması, şirketin aciz halinde olması ve alacağın şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra, şirket ortak ve yöneticileri hakkında takip yapılarak, ortak veya yöneticilerin malvarlığına haciz uygulaması gerekir. Somut olayda, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde öngörüldüğü üzere borçlu şirketle ilgili yasal işlemlerin tamamlamadığının, bir başka ifade ile kamu alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin davalı ... Dairesince ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/570, K. 2026/938, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-570-e-2026-938-k-14184387c440