Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1234 E. 2026/933 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1234
- Karar No
- 2026/933
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1873 E., 2024/2033 K. BİRLEŞEN DAVA ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/616 E. 2018/117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/622 E., 2021/670 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında muhtelif zamanlarda imzalanan sözleşmeler kapsamında elektrik tesisleri bakım ve onarım işlerini davacı şirket tarafından yerine getirildiğini ve kesin kabul tutanaklarının davalı şirket tarafından onaylandığını, sözleşmelerin 10.4 maddesinde, kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra teminatın tamamının iade edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalının bir kısım işçiler tarafından açılan davaları gerekçe göstererek teminat mektuplarının iade etmeye yanaşmadığını, teminat mektuplarının iade edilmemesinden dolayı komisyon ücreti ödeyen davacının ayrıca zarara uğradığını ileri sürerek, teminat mektuplarının müvekkili şirkete iadesine ve ödenen komisyon ücretine ilişkin şimdilik 9.090,83 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında Gaziantep İli, ... İlçesi, ...-... Elektrik Tesisi bakım ve onarım işinin davacı şirket tarafından yerine getirildiğini, davalı şirketin bu iş kapsamındaki bir kısım işçilerin işçilik alacaklarını ödediğinden bahisle kendisine verilen 134.940,00 TL bedelli teminat mektubunun 98.214,06 TL'sinin paraya çevrilmesini ilgili bankadan istemesi üzerinde, davalı şirketin ticari itibarının zarar görmemesi için talep edilen 98.214,06 TL'yi ihtirazı kayıtla davalıya ödemek zorunda kaldığını, ancak davalının kesin kabulü tamamlananan bu işe ilişkin teminat mektubunu bir kısım işçiler tarafından açılan davalar nedneiyle iade etmek istemediğini, teminat mektubunun haksız bir şekilde iade edilmemesinden dolayı ödenen komisyon ücretlerinden dolayı davacının ayrıca zarara uğradığını ileri sürerek, teminat mektubunun müvekkili şirkete iadesine ve ödenen komisyon ücretine ilişkin şimdilik 1.155,00 TL'nin ve ayrıca ödenen 98.214,06 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacı şirket tarafından işçilere yapılması gereken ödemelerin yapılmaması nedeniyle işçiler tarafından üst işveren olması nedeniyle davalı şirket aleyhine alacak davaları açıldığını ve sonuçlanan davalarda davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, halen devam etmekte olan davalar nedeniyle de davalı şirketin riskinin bulunduğunu, sözleşmeye göre işçilik alacaklarından sorumlu olan davacının bu edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle teminat mektubunun iade koşullarının oluşmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 11 ayrı iş için 11 ayrı teminat mektubu verildiği, teminat mektuplarının toplamının 667.897,37 TL olduğu, teminat mektubunun iadesi için sadece Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınacak ilişiksiz belgesinin sunulmasının yeterli olmadığı, davacı tarafından işçilik alacaklarının ödenmesinin de gerektiği, teminat mektuplarına konu sözleşmeler nedeni ile davacının alt işveren olarak çalıştırdığı işçiler tarafından işçi alacakları için birçok davanın açıldığı, kesinleşmeyen davaların bulunduğu, özellikle halen devam etmekte olan ... 4. İş Mahkemesi'nin 2014/776 E. sayılı dava dosyasında davalının devam eden riskinin 875.831,42 TL olduğu, bunun eldeki her iki dosyada davacı tarafından verilen teminat mektuplarının toplam bedelinden fazla olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi hükmüne göre, davalı taraf üst işveren olduğundan, alt işverenin çalıştırdığı işçilerin sosyal haklarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davalının sözleşme gereğince ödeyeceği işçilik alacaklarını, aldığı teminat mektuplarından tahsil etme hakkının olduğu, işçilik alacaklarına ilişkin tüm davalar sonuçlanıp tüm ödemelerim tamamlanmasından sonra ancak teminat mektuplarının iadesi veya hükümsüzlüğü yönünde talepte bulunabileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 10.4. maddesinde, kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra teminatın tamamının iade edileceğinin belirtildiğini, davacının sözleşmelere konu işleri tamamladığını, kesin kabul tutanaklarının onaylandığını ve SGK'dan borcu olmadığına ilişkin ilişiksizlik belgesi alınarak davalı şirkete sunulduğunu, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde bir kısım işçiler tarafından açılan davalar nedeniyle teminat mektuplarının tamamını iade etmekten kaçındığını, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle davacının komisyon ücreti ödemek zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, her bir teminat mektubunun verilmiş olduğu sözleşme ile ilgili gerçekleşecek riskler için teminat oluşturacağını, tüm sözleşmelerin biri bütün olarak değerlendirilerek her işin bağlı olduğu teminat mektubunun, diğer bir işin sözleşmesi gereği iade edilemeyeceğinin kabulünün doğru olmadığını, asıl davada 10 adet, birleşen davada bir adet teminat mektubunun dava konusu olduğunu ve bu teminat mektuplarının birbirinden bağımsız 11 ayrı sözleşme dolayısıyla verilmesi nedeniyle her bir teminat mektubunun iadesi yönünden ilgili olduğu sözleşme kapsamında çalışan işçilerin davalarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacının rücu edebileceği alacak miktarının işçinin ihale dönemi ve davacının yanında çalıştığı süreyle sınırlı olup, başka işverenlerin yanında geçen sürelere isabet eden işçilik alacak miktarının davacının alacağından mahsup edilemeyeceğini, ... ... işi dışında diğer işlerle ilgili işçiler tarafından açılmış bir dava olmadığını, dava konusu teminat mektuplarının ... ... işiyle ilgili olmadığını, ... ... işi ile alakalı devam eden ... 4. İş Mahkemesi'nin 2017/138 Esas sayılı dosyasında verilen kararın ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/157108 Esas sayılı dosyasında icraya konulduğunu davalı şirket tarafından icra dosyasının iki katı tutarı olan 4.962.506,00 TL teminat yatırıldığını, ayrıca meydana gelen iş kazasında davalının da %20 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunun kabulünün doğru olmadığını, ayrıca davacı tarafından davalı şirkete işçi alacakları nedeniyle 28.12.2015 tarihinde 98.214,06 TL, 08.08.2017 tarihinde 66.000,00 TL ödeme yapıldığını, Adana 3 İcra Müdürlüğü'nün 2016/455 Esas sayılı dosyası nedeniyle davacının hakedişinden 42.132,52 TL mahsup edildiğini ve Adana 3 İcra Müdürlüğü'nün 2016/4580 Esas sayılı dosyasındaki 39.000,00 TL dosya borcunun da davacı tarafından ödendiğini, mahkeme gerekçesinin verilen kararların hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.3. maddesi ''Yüklenici İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ve diğer mevzuat hükümlerini yerine getirmekle yükümlüdür. İşin yapımı sırasında çıkabilecek iş kazalarından ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Eğer idare bu sebeplerle bir ödeme yapmak zorunda kalırsa tüm zararını ferileriyle birlikte öncelikle yüklenicinin İdare'deki (... Genel Müdürlüğü ve sermayesi ...'a ait bağlı şirketle) tüm hak ve alacaklarıyla teminatlarından, bunların yeterli olmaması halinde de yasal yollardan tahsil edilir” hükmünü içermekte olup, bu hüküm uyarınca İlk Derece Mahkemenin yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermesi doğru olmuştur. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.