İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/87 E. 2026/332 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/87
Karar No
2026/332
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/87 Esas - 2026/332 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/87 Esas KARAR NO : 2026/332

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 02/02/2018 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 YAZIM TARİHİ : 25/05/2026 DAVA: Davacı Vekili 02.02.2018 kayıt tarihli dava dilekçesinde özetle; Muhtelif tarihlerde yapılan özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, 2006 yılından 30.04.2012 tarihine kadar Davalı Banka ve bağlı işyerlerinin özel güvenlik hizmet alım işinin müvekkil şirket tarafından yerine getirildiğini, Müvekkili Şirket akdedilen hizmet sözleşmeleri kapsamında 6 adette toplam 2.641.000,00 TL'lık teminat mektubunu Davalı Bankaya verdiğini, Müvekkili Şirketin Davalı Bankanın ... Şubesi nezdindeki ... nolu hesabında 21.04.2015 tarihinde 10.165.718,51 TL bulunmakta iken sonrasında hesap bakiyesinin 0,00 (Sıfır) TL olduğunun görüldüğünü, gerek teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ile ilgili gerekse hesapta bulunan tutarların hesaptan çıkarılması ile ilgili işlemler yapılmadan önce müvekkili Şirkete bir bilgi verilmediğini, durumdan haberdar olan müvekkili şirketin davalı bankadan bilgi alma taleplerinin de karşılanmaması üzerine keşide ettikleri 07.05.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye de cevap verilmediğini, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında ... primlerinin ödenmesi için verilen teminat mektupları ile ilgili ... ilişiksiz belgeleri müvekkili şirketçe davalı bankaya sunulduğundan nakde çevrilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu, özel güvenlik hizmeti işinin en son 30.04.2012 tarihinden sona erdiğinden ve üzerinden üç yıl gibi bir zaman geçen bu üç yıl içerisinde mektupların nakde çevrilmesini gerektirecek ne gibi bir işlem yapıldığının da taraflarınca anlaşılamadığını, aynı çerçevede, müvekkili şirketin ... nolu vadeli mevduat hesabında bulunan tutarın tamamını hesaptan çıkarması da taraflarınca anlaşılamadığını, daha önce aynı taleplerle ... E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın, 28.04 2017 tarihli duruşmaya katılamadıklarından HMK'nın 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığını, süresinde yenilenmediğinden HMK'nın 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiğini, verilen karar 30.01.2018 tarihinde kesinleştiğini, ... E. sayılı dosyasına tüm deliller toplandığından dosyanın celbini talep ettiğini, Beyan ederek, davalı banka tarafından verilecek cevaplara karşı her türlü cevap ve iddia ileri sürme, sunulacak delillere karşı her türlü yeni delil sunma, her türlü dava, ek dava, yeni dava, ıslah ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, Davalı Bankanın .../... Şubesi nezdindeki ...nolu vadeli mevduat hesabında 21.04 2015 tarihinde mevcut 10.165.718,51 TL'nin tamamı müvekkili şirketin talimatı/rızası dışında hesaptan çıkarıldığından, hesaptan çıkarılma tarihinden itibaren davalı bankanın bankacılık ilişkileri kapsamında müvekkili şirkete uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilerek (%26) şimdilik 50.000,00 TL'nin talep edilen faiz tutarı ile birlikte müvekkiline ödenmesine, İmzalanan özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri kapsamında verilen 6 adette toplam 2.641.000,00 TL'lık bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilme tarihinden itibaren davalı bankanın bankacılık ilişkileri kapsamında müvekkili şirkete uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilerek (%26) bu tutardan şimdilik 50.000,00 TL'nın talep edilen faiz tutarı ile birlikte müvekkile ödenmesine, hükmolunmasını talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekilinin 01.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava ile aynı talepleri içerir davanın ... E. sayılı dosyasında ikame edildiğini, davacı şirketin dosyayı iki kez takipsiz bırakması üzerine 28.11.2017 tarihli karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ... E. sayılı dosyasına sundukları cevapları ile tüm savunmalarını bu dava içinde tekrarladığını, Davacı şirketten 2012 yılından itibaren özel güvenlik hizmeti satın alınmadığını, 01.12.2006 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ve müteakip yıllarda imzalanan sözleşme ve ek protokoller çerçevesinde yeni bir ihale yapılmaksızın fiyat artışları yapılmak suretiyle 30.04.2012 tarihine kadar ... A. Ş.'den özel güvenlik hizmeti satın alındığını, Davacı ile çalışılmaya başlanan 01.12.2006 tarihinden itibaren devam eden sözleşme ilişkisi, hizmette yaşanan birtakım aksaklıklar nedeniyle (01.03.2011-29.02.2012 dönemini kapsayan Ek Sözleşmeden sonra) uygun görülmediğinden Bankanın Yönetim Kurulu'nun kararı ile 13.03.2012 tarihinde yapılan güvenlik hizmetine ilişkin ihaleye davet edilmediğini, ancak, sözleşme hükümleri gereği Davacıyla 01.03.2012 - 30.04.2012 dönemini kapsayan 2 aylık ek sözleşme imzalandığını ve 30.04 2012 tarihi itibarıyla sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, Mart/2012 ayına ait ...'nin ücret ve diğer haklarının da bulunduğu hak ediş tutarının 06.04.2012 tarihinde davacının müvekkili bankanın ... /... Şubesi'ndeki vadesiz hesabına aktarıldığını, bu tutarla sözleşme gereği en geç 09 Nisan 2012 tarihine kadar ...'lerin ücretlerinin eksiksiz olarak ödenmesi gerektiği halde 06.04 2012 tarihinde hak ediş tutarının tamamının şubedeki kredi borcuna mahsup edilmesi talimatı verdiğini, Mart ayı ücretlerini alamadıklarına ilişkin olarak ...'lerinin müvekkili Bankaya müracaat etmeleri üzerine, ücretleri ödemesinin istenildiğini, Davacıdan hiçbir olumlu yanıt alınamaması üzerine, 17.04.2012 tarihinde keşide edilen ihtarname ile ödenmeyen bakiye ... ücretlerinin ödenmesi, aksi takdirde hak ediş tutarından ödemelerin müvekkili bankaca yapılacağının ihtar edildiğini, ...'lerin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkili bankaca 30.04 2012 tarihinde davacıya haklı fesih ihbarı gönderildiğini,

İş Kanunu'nun 34. maddesine istinaden ...'lerin işi birakma ve müvekkili bankanın güvenlik zaafiyeti doğması tehlikesinin ortaya çıkması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7 fıkrasındaki hükme istinaden Davacının işçilerine ödenmeyen ücret alacağından müvekkili bankanın da müteselsil sorumluluğunun bulunması nedeniyle, 16.02.2009 tarihli Ana Sözleşmenin 29.maddesine istinaden Mart ayına ilişkin bakiye işçi ücretleri firmanın istihkakından mahsup edilmek suretiyle 30.04.2012 tarihinde bankaca ...'lere ödendiğini, ... Şubesi nezdindeki ... no'lu hesap ... ... A.Ş. döneminde bankada çalışan Özel Güvenlik Görevlilerinin kıdem tazminatı hesabı olduğunu, bu hesabın üzerinde 08.02.2007 tarihli Rehin Sözleşmesine istinaden Bankanın rehin hakkı bulunduğunu, 16.02.2009 tarihli Hizmet Sözleşmesinin 20. maddesinde; “...Özel Güvenlik Şirketi mensubu Özel Güvenlik Görevlilerinin bankamızda çalıştığı her ay için hesaplanacak kıdem tazminatı payları firma adına bankamız nezdinde açılacak Kıdem Tazminatı Fonu Hesabına yatırılır. Yazılı rehin sözleşmesi yerine geçmek üzere bu hesabın açılış tarihinde, bankamız lehine rehin tesis olunur ve hesaba rehin şerhi işlenir. Firma elemanı olan Özel Güvenlik Görevlilerine, gerekli yasal koşulların varlığı halinde ve sadece bankamızda çalıştıkları döneme ilişkin kıdem tazminatı tutarları, Bankanın müteselsil sorumluluğu gereğince bu hesaptan ödenir. Firmanın sorumlu olduğu tutarların bu hesaptan ödendiğinin tespit edilmesi halinde Banka bu miktarı Firmaya rücu eder. Banka tarafından bu hesaba teknik aksaklıklar nedeniyle geç aktarmalar olması halinde Bankanın faiz ödeme yükümlülüğü bulunmaz. Bankanın hesabın işleyişi sırasında maruz kalacağı zararların tamamı, Firma ile Özel Güvenlik Görevlileri arasındaki ihtilaf ve bunun kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, bankanın ilk yazılı talebinde derhal, faiz ve fer'ileri ile birlikte, nakten ve defaten ödeneceği firma tarafından kabul ve taahhüt edilir. Ancak, gelecekte Kıdem Tazminatı Fonu Kanunu yasalaştığı takdirde, söz konusu yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren kıdem tazminatına ilişkin tüm işlemler getirilen yasal düzenlemeler uyarınca yürütülür... ” Sözleşme eki 14.11.2006 tarihli Teknik Şartnamenin 17.maddesinde; “Yürürlükteki İş Kanunu ve Yönetmeliklerinden doğan zorunlu ödemeler bankaca karşılanır. Özel Güvenlik Görevlilerinin kıdem tazminatı payları her ay bankaca açılan kıdem tazminatı hesabına yatırılır. İş bitimi ve sözleşme bitiminde özel güvenlik görevlilerinin kıdem tazminatına hak kazanmaları durumunda doğacak kıdem tazminatları ile ilgili olarak hesaplamalar yapılır, kıdem tazminat hesabından özel güvenlik görevlilerine ödenir, Hesap tutarının, ödenmesi zorunlu tutarı karşılamaması durumunda firmanın teminatından gerekli mahsuplar Bankaca yapılır. Teminatın da karşılamaması durumunda kalan bakiye firma tarafından hak sahiplerine ödenir ve ödemeye ilişkin belgeler Bankaya ibraz edilir. Sözleşme süresi içerisinde kanunen kıdem tazminatı hak eden firma özel güvenlik personeline kıdem tazminatı tutarı belgelenmek suretiyle bu hesaptan ödenir. Hesabın tasfiye aşamasında ödemelerden sonra bakiye kalması durumunda söz konusu bakiye Bankaya ait olacaktır,” hükümlerinin yer aldığını, Bu hesaptaki rehnin kaldırılması ve hesaptaki mevcudun ödenmesi talebiyle Davacının daha önce ... E, sayılı dosyasından müvekkil Banka aleyhine dava açtığını, bu davada verilen 30.09.2013 tarih, .... sayılı kararı ile rehin sözleşmesinin geçerli olduğuna ve bu hesabın kıdem tazminatı hesabı olduğuna dair hüküm tesis edildiğini, bu karar ... Dairesi'nin 16.09.2014 tarih, ... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, kesinleşen kararda; “..davacı şirketin itirazının hesap üzerinde rehin kurulmadığı değil, kıdem tazminatı ödeme borcunun bulunmadığı noktasında olduğu, talimat yazısından blokenin ... Şubesi'nde davacı şirket adına açılacak hesap üzerinde kurulacağının anlaşılmakta olduğu, bu açıdan bloke konulacak hesabın belirli olduğu, kıdem tazminatı alacaklarının 10 yılda zamanaşımına uğradığı dikkate alındığında rehnin zaman bakımından belirsiz olduğunun söylenemeyeceği, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden de davacı şirket çalışanlarının bankadan ücret alacağı talebinde bulunduklarının anlaşılmakta olduğu, ... Dairesi'nin Onama Kararında; “... Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; yanlar arasında yazılı olarak düzenlenmiş geçerli bir rehin sözleşmesi bulunduğu, rehnin işçilerin kıdem tazminatlarının teminatı olarak konulduğu, kıdem tazminatı alacaklarının 10 yılda zamanaşımına uğradığı dikkate alındığında rehnin zaman bakımından belirsiz olduğunun kabul edilemeyeceği, davacı şirket çalışanlarının bankadan ücret alacağı talebinde bulundukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ...” gerekçelerine yer verildiğini, Söz konusu kıdem tazminatı hesabı ile ilgili Banka aleyhine dava açılması nedeniyle, uyuşmazlık çözümleninceye kadar müvekkili Bankaca bu hesaptan ödeme yapılmadığını, kararın onanarak kesinleşmesi üzerine, müvekkili Banka Yönetim Kurulu'nun 24.03.2015 tarih ve ... sayılı kararında belirtilen kıstaslar doğrultusunda, dava konusu kıdem tazminatı hesabındaki tutarlar hak sahiplerine ödendiğini, dava konusu hesapta bakiye bulunmadığını, Davacı tarafından müvekkili Bankaya verilen teminat mektupları da, yukarıda bahsi geçen ödemeler nedeniyle müvekkili Bankanın riski oluştuğundan nakde çevrildiğini, bu çevrilme işlemi akdedilen 16.02.2009 tarihli Hizmet Sözleşmesinin eki 14.11.2006 tarihli Teknik Şartnamenin 17.maddesinde; “ Yürürlükteki İş Kanunu ve Yönetmeliklerinden doğan zorunlu ödemeler bankaca karşılanır. Özel Güvenlik Görevlilerinin kıdem tazminatı payları her ay bankaca açılan kıdem tazminatı hesabına yatırılır. İş bitimi ve sözleşme bitiminde özel güvenlik görevlilerinin kıdem tazminatına hak kazanmaları durumunda doğacak kıdem tazminatları ile ilgili olarak hesaplamalar yapılır, kıdem tazminat hesabından özel güvenlik görevlilerine ödenir, Hesap tutarının, ödenmesi zorunlu tutarı karşılamaması durumunda firmanın teminatından gerekli mahsuplar bankaca yapılır. ” hükmünün yer aldığını, ... Şubesi nezdindeki kıdem tazminatı hesabındaki miktarın, iş akitlerini haklı nedenle feshetmiş olan hak sahibi ...'lere ödendiğini ve hesapta bakiye kalmadığını, hesaptaki bakiyenin kıdem tazminatı ödemelerini karşılamaya yetmemesi üzerine nakte çevrilen teminat mektup bedellerinden bakiye ödemeler yapıldığını, yapılan bu işlemler Davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen sözleşmeler ile ilgili diğer taraftan, davacının hizmet sözleşmesindeki yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi (... ücretlerini sözleşmede belirtilen sürede ödememesi, eksik kazak teslimi, eksik denetim) nedeniyle, sözleşmedeki cezai şart hükmünden kaynaklanan banka alacağı için müvekkili bankaca... E. sayılı dosyasından davacı aleyhine tazminat davası açılmış olduğunu, söz konusu dosyadan alınan 15.11.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda gecikme zammı miktarının 3.969.441,79 TL olarak tespit edildiğini, söz konusu dava da devam etmekte olduğunu, bu davadan kaynaklı ve diğer müvekkili banka alacaklarına ilişkin her türlü hakkını saklı tuttuklarını, Davacının alacağı bulunduğunu kabul anlamına gelmemek üzere bir an için bir alacağının bulunduğu kabul edilse dahi dava dilekçesinde talep edilen faiz oranının da hukuka aykırı olduğunu ve yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine hükmolunmasını istemektedir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut 14/11/2006 tarihli sözleşme, bu sözleşmenin eki idari şartname ve teknik şartname, bu sözleşmenin 18. Maddesinin yeniden düzenlenmesine ilişkin 21/11/2006 tarihli protokol ve protokolün ek 08/02/2007 tarihli rehin sözleşmesi, 25/12/2007 tarihli ek protokol, 16/02/2009 tarihli sözleşme, 25/02/2010 tarihli ek protokol, 21/02/2011 tarihli ek sözleşme, 10/02/2012 tarihli ek sözleşme, mevduat hesap sözleşmesi kapsamında, Davalı banka ve bağlı iş yerlerinin özel güvenlik hizmet alım işinin 30/04/2012 tarihine kadar davacı şirket tarafından yerine getirilmesi sonrasında, Davacı şirket adına davalı ... nezdinde mevcut 1395-470361184-5032 hesap numaralı vadeli hesapta davacı şirket adına bulunan 10.165.718,51 TL'nin davalı banka tarafından hesaptan çıkarılması sonrasında davacıya iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı, yine toplam 2.641.000,00 TL bedelli 6 ayrı teminat mektubunun davalı banka tarafından nakde çevrilmesinin haklı olup olmadığı, haksız ise iadesi gereken tutarın belirlenmesi iddia ve savunma dikkate alınarak davada çözümü gereken unsurdur. Taraflarca delil olarak dayanılan sözleşmeler ve ekleri ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkereler ile temin edilmiştir. Mahkememizce iki farklı bilirkişi kurulundan raporlar aldırılmıştır. Davacı tarafından 30/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, teminat mektuplarına ilişkin tazminat istemini 2.641.000,00 TL'ye, banka hesabından rızası dışında aktarılan tutara ilişkin tazminat istemini 10.038.413,00 TL'ye toplamdaki istemin ise 12.579.413,00 TL'ye yükseltmiştir. Taraflar arasında mevcut birden fazla hizmet alım sözleşmesi ve ek protokoller vs. mevcuttur. Bu sözleşmeler ve ekleri ile protokollerin varlığı konusunda taraflar arasında çekişme mevcut değildir. Taraflar arasındaki 16/12/2009 tarihli sözleşmenin, bankanın firmaya karşı sorumlulukları başlıklı 20. maddesinde; "Özel Güvenlik Şirketi mensubu Özel Güvenlik Görevlilerinin bankamızda çalıştığı her ay için hesaplanacak kıdem tazminatı payları firma adına bankamız nezdinde açılacak Kıdem Tazminatı Fonu Hesabına yatırılır. Yazılı rehin sözleşmesi yerine geçmek üzere bu hesabın açılış tarihinde, bankamız lehine rehin tesis olunur ve Hesaba rehin şerhi işlenir. Firma elemanı olan Özel Güvenlik Görevlilerine, gerekli yasal koşulların varlığı halinde ve sadece bankamızda çalıştıkları döneme ilişkin kıdem tazminatı tutarları, bankanın müteselsil sorumluluğu gereğince bu hesaptan ödenir. Firmanın sorumlu olduğu tutarların bu hesaptan ödendiğinin tespit edilmesi halinde banka bu miktarı firmaya rücu eder. Banka tarafından bu hesaba teknik aksaklıklar nedeniyle geç aktarmalar olması halinde bankanın faiz ödeme yükümlülüğü bulunmaz. bankanın hesabın işleyişi sırasında maruz kalacağı zararların tamamı, firma ile Özel Güvenlik Görevlileri arasındaki ihtilaf ve bunun kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, bankanın ilk yazılı talebinde derhal, faiz ve feri’leri ile birlikte, nakden ve defaten ödeneceği firma tarafından kabul ve taahhüt edilir. Ancak, gelecekte Kıdem Tazminatı Fonu Kanunu yasalaştığı takdirde, söz konusu yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren kıdem tazminatına ilişkin tüm işlemler getirilen yasal düzenlemeler uyarınca yürütülür." düzenlemesi mevcuttur.

Aldırılan iki farklı bilirkişi kurulu raporundaki hesaplamalar birbirini doğrular niteliktedir. Bankacı bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanı ... tarafından düzenlenen 28/02/2025 (UYAP kayıtlı) tarihli raporda, gerekçeli ve denetime elverişli olarak davalı bankanın özel güvenlik görevlilerine yapmış olduğu kıdem tazminatı ödeme tutarı faiz ve damga vergisi de dahil 11.651.165,33 TL olarak hesaplanmıştır. Keza davacı şirket tarafından teminat olarak verilen toplam 2.641.000,00 TL bedelli 6 adet teminat mektubunun 27/03/2015, 30/03/2015 ve 31/03/2015 tarihlerinde nakde çevrildiğini, nakde çevrilen teminat mektuplarının 1.616.939,14 TL'lik kısmının dıavalı banka tarafındna kıdem tazminatı olarak ödendiği, 1.024.060,86 TL'lik tutarın ise davacı şirketin bankaya olan kredi borçları için mahsup edildiği tespiti yapılmıştır. Taraflarca rapora yönelik beyan ve itirazlar bildirilmiş olup, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle ayrıca ek rapor aldırılması cihetine gidilmemiştir. Davalı vekilince ıslah dilekçesine karşı süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde, usulünce zaman aşımı def'inde bulunulmuştur. Mevcut davada ıslah ile artırılan tutar 12.479.413,00 TL olup, TBK'nun 146. maddesinde, mevcut davanın konusu oluşturan hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağı da kapsayacak şekilde zaman aşımı 10 yıl olarak düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 30/04/2012 tarihinde bittiği, davanın 02/02/2018 tarihinde 100.000,00 TL için kısmi dava şeklinde açıldığı, dava tarihi ile ıslah tarihi arasında 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla ıslah edilen 12.479.413,00 TL'lik tutar için davanın zaman aşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir. Kısmi olarak açılan dava ile ilgili yapılan yargılamada ise; İddia, savunma ve dayanılan deliller, bilirkişi raporları ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, hizmet sözleşmesi kapsamında teminat mektuplarının davalı işveren bankaya tevdi edildiği, bankanın işveren sıfatıyla davacı hizmet veren şirketin istihdam ettiği güvenlik görevlilerinin kıdem tazminatlarından davacı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, birbirini teyit eden bilirkişi kurulu raporları ve özellikle 28/02/2025 UYAP kayıt tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davacı şirket çalışanı güvenlik görevlilerine kıdem tazminatı tutarı olarak davacı adına 11.651.165,33 TL ödediği, keza davacının davalı bankaya kredi borcu nedeniyle 1.024.060,86 TL alacaklı olduğu, buna göre 12.675.226,19 TL tutarında, davacının banka hesabındaki 10.165.718,51 TL'yi ve 2.641.000,00 TL bedelli teminat mektuplarını nakde çevirerek kendi hesabına geçirmekte haklı olduğu anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edilmekle, kısmi olarak açılan davanın da reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-a)100.000,00 TL değer gösterilerek kısmi dava şeklinde açılan davanın esastan reddine, b)Islah ile arttırılan 12.579.413,00 TL için(davanın bu kısmının) zamanaaşımı nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 1.707,75 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 212.000,00 TL toplamı 213.707,75 TL'den mahsubu ile artan 212.975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 1.106.382,39 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 20.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ... e-duruşma) Davalı Vekili Av. ...'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/87, K. 2026/332, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-87-e-2026-332-k-2f7a5d845911